Almanya ve İspanya, Avrupa’nın gelecek nesil savaş uçağı projesi Future Combat Air System (FCAS)/Système de Combat Aérien du Futur (SCAF) kapsamındaki iş birliğinin çökmesinin ardından 'Team Gen 6' adlı yeni bir ortak girişim başlattı. Bu hamle, Avrupa’nın 6. nesil savaş uçağı geliştirme çabalarında yeni bir sayfa açarken, kıtanın savunma sanayisindeki dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Girişimin başarıya ulaşması için siyasi destek, önemli miktarda fon ve büyük olasılıkla yeni ortakların katılımı gerekiyor.
Gelişmenin Arka Planı
FCAS/SCAF projesi, Almanya, Fransa ve İspanya tarafından yürütülüyordu. Ancak projede iş paylaşımı ve teknoloji transferi konularında yaşanan anlaşmazlıklar, özellikle Almanya ve Fransa arasında derin görüş ayrılıklarına yol açtı. Fransa’nın, projenin liderliğini üstlenme ve kilit teknolojileri kontrol etme isteği, Almanya’nın daha eşitlikçi bir paylaşım talebiyle çatıştı. Bu gerilim, 2024 yılı sonunda Almanya’nın projeden çekilme sinyalleri vermesiyle doruğa ulaştı ve nihayetinde Almanya ile İspanya, Fransa’yı dışlayarak kendi alternatif yollarını oluşturma kararı aldı.
Yeni girişim, 'Team Gen 6' adıyla anılıyor ve başlangıçta Almanya ve İspanya’nın ulusal savunma şirketleri olan Hensoldt ve Navantia’nın liderliğinde yürütülecek. Amaç, 2030’ların ortalarında hizmete girebilecek, insanlı ve insansız sistemleri birleştiren, yapay zeka destekli bir muharip uçak geliştirmek. Proje kapsamında ayrıca, mevcut Eurofighter Typhoon ve İspanya’nın F-18 filolarının yerini alacak geçici bir çözüm olarak 'Eurofighter ECR' adlı elektronik harp varyantı da geliştirilmesi planlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Team Gen 6, Avrupa’nın savunma teknolojisinde dışa bağımlılığını azaltma çabalarının bir parçası. ABD’nin F-35 programına olan bağımlılık, Avrupa ülkeleri arasında rahatsızlık yaratırken, Brexit sonrası İngiltere’nin Tempest projesiyle ayrı bir yol izlemesi, kıtadaki bölünmeyi derinleştiriyor. Team Gen 6, Fransa’sız bir Avrupa savunma sanayisi modeli sunarak, Berlin ve Madrid’in stratejik özerklik vizyonunu yansıtıyor.
Ancak girişimin başarılı olması için ciddi engeller aşılması gerekiyor. Birincisi, finansman: FCAS projesinin toplam maliyetinin 100 milyar avroyu aşması bekleniyordu. Team Gen 6’nın benzer bir bütçeye ihtiyaç duyması muhtemel. İkincisi, teknolojik altyapı: Almanya ve İspanya’nın mevcut havacılık endüstrileri, Fransa’nın Dassault Aviation gibi köklü firmalarının seviyesinde değil. Bu nedenle, İsveç’in Saab veya İtalya’nın Leonardo’su gibi yeni ortakların katılımı kritik önem taşıyor. Üçüncüsü, siyasi istikrar: Almanya’da 2025’te yapılması planlanan genel seçimler, projenin sürekliliği açısından risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kaan adlı beşinci nesil savaş uçağı projesini yürütürken, Avrupa’daki bu gelişme Türkiye’nin savunma sanayisi hedefleri açısından iki yönlü bir anlam taşıyor. Birincisi, Avrupa’daki bölünme, Türkiye’nin olası uluslararası iş birlikleri için alternatif bir yol açabilir. Özellikle Almanya ile savunma alanında yaşanan siyasi gerilimlere rağmen, teknolojik iş birliği ihtimali gündeme gelebilir. İkincisi, Team Gen 6’nın başarısız olması halinde, Türkiye’nin Kaan projesi, Orta Doğu ve Asya pazarında daha rekabetçi bir konuma gelebilir. Ancak Türkiye’nin mevcut projesi, 6. nesil seviyesine ulaşmak için henüz erken aşamada olduğundan, kısa vadede doğrudan bir etkiden söz etmek zor. Orta vadede ise, Avrupa’da oluşacak teknolojik boşluk, Türkiye’nin insansız savaş uçağı (Bayraktar Kızılelma gibi) alanındaki uzmanlığı ile birleştiğinde, yeni iş birliklerine kapı aralayabilir.