Alman istihbarat ve güvenlik birimlerinin, terör örgütü IŞİD'in (İslam Devleti) ‘bürokrasi şeytanı’ olarak nitelendirilebilecek bir titizlikle tuttuğu üye kayıtlarını ele geçirdiği ortaya çıktı. Haftalık haber dergisi Der Spiegel'in ulaştığı belgelere göre, söz konusu listelerde binlerce kişinin kimlik bilgisi, kan grubu, dinî eğilimi ve hatta örgüt içindeki görev tanımına kadar ayrıntılar yer alıyor. En kritik tespit ise, bu listede adı geçen bazı şüphelilerin halen Almanya'da yaşıyor olması. Bu durum, Avrupa'nın göbeğinde faaliyet gösterebilecek potansiyel terör hücreleri konusunda alarm zillerini çaldırıyor.
IŞİD'in bürokratik dehşeti: Üye listeleri nasıl ele geçirildi?
Der Spiegel'in haberine göre, Alman Federal Polisi (BKA) ve eyalet düzeyindeki Anayasayı Koruma Teşkilatı (Verfassungsschutz), IŞİD'in Suriye ve Irak'taki egemenlik döneminde kullandığı idari kayıt defterlerini ele geçirdi. Bu defterlerde örgüte katılan her birey için doldurulan ‘üye kartları’ bulunuyor. Kartlarda isim, fotoğraf, doğum yeri, uyruk, aile bağlantıları, eğitim durumu, daha önce suç kaydı olup olmadığı gibi bilgilerin yanı sıra, kan grubu ve ‘dinî sadakat’ puanı gibi detaylar da var. Haberde, bu listelerin özellikle 2014-2017 arasında aktif olarak kullanıldığı, örgütün çöküş sürecinde ise kayıtların gizlenmeye çalışıldığı belirtiliyor.
Alman makamları, söz konusu belgelere 2019'da yapılan bir operasyonda ulaştı. Ancak kayıtların boyutunun tahmin edilenden çok daha büyük olduğu ve analiz çalışmalarının halen sürdüğü ifade ediliyor. Deutsche Welle'nin aktardığına göre, listede adı geçen kişilerin bir kısmının halen Almanya'da ikamet ettiği, bir kısmının ise Suriye'de öldüğü veya kaybolduğu tespit edildi. Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, konuyla ilgili bir açıklamasında ‘Bu belgeler, IŞİD'in sistematik yapısını ve Avrupa'ya yönelik tehdidi anlamamız için altın değerinde’ ifadelerini kullandı.
Avrupa'da büyüyen IŞİD tehdidi: Almanya nerede duruyor?
Avrupa genelinde IŞİD bağlantılı terör saldırıları son yıllarda azalmış olsa da, istihbarat birimleri özellikle Suriye ve Irak'taki kamplardan dönen savaşçıların radikalleşme potansiyelinden endişe ediyor. Almanya'nın bu konuda en hassas ülkelerden biri olmasının nedeni, ülkede yaşayan yaklaşık 5 milyon Müslüman nüfusun yanı sıra, 2014-2019 arasında IŞİD saflarına katılmak üzere Suriye'ye giden bin civarında Alman vatandaşının bulunması. Bunlardan yaklaşık üçte birinin hayatını kaybettiği, üçte birinin Almanya'ya döndüğü ve geri kalanının ise halen bölgede olduğu tahmin ediliyor.
Alman hükümetinin uyguladığı ‘radikalleşme karşıtı’ programlar ve sıkı gözetim önlemleri, mevcut tehdidi bir ölçüde kontrol altına almış olsa da, IŞİD'in ideolojisinin sosyal medya ve gizli ağlar üzerinden yayılmaya devam ettiği biliniyor. Der Spiegel'in ortaya çıkardığı yeni belgeler, Avrupa'daki gizli IŞİD hücrelerinin yapılanmasına ışık tutarken, Almanya'nın bu konudaki istihbarat açığını da gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür kayıtların Avrupa genelinde ortak bir veri tabanı oluşturulması için kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin uzun yıllardır karşı karşıya olduğu terör tehdidine dair kritik bir boyutu ortaya koyuyor. Almanya'nın ele geçirdiği IŞİD üye listeleri, örgütün uluslararası ağının ne denli sistematik işlediğini gösteriyor. Türkiye, özellikle Suriye'deki IŞİD varlığına karşı en ağır bedeli ödeyen ülkelerden biri. Bu listenin, Almanya'da yaşayan IŞİD bağlantılı kişilerin tespiti ve iadesi açısından Türk istihbarat birimleriyle paylaşılması, terörle mücadelede önemli bir adım olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarındaki başarısı, bu tür belgelerin ortaya çıkmasında etkili olan istihbarat paylaşımının önemini bir kez daha kanıtlıyor. Ancak Almanya'nın bu konuda sergilediği tutum, bazı Türk yetkililer tarafından ‘terör örgütleriyle mücadelede çifte standart’ olarak eleştiriliyor. Bu belgelerin, Türkiye ile Almanya arasında terörle mücadele konusunda yeni bir iş birliği zeminini yaratıp yaratmayacağı merak konusu.