Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkesinin Avrupa Konseyi'nden tamamen çekilme seçeneğini değerlendirdiğini duyurdu. Aliyev'in bu açıklaması, Azerbaycan'ın Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'ndeki (PACE) oy haklarının 2024 yılında askıya alınmasının ardından geldi. 46 üyeli kuruluşla ilişkilerin yeniden gözden geçirildiğini belirten Aliyev, Bakü'nün bu konuda kararlı adımlar atabileceğinin sinyalini verdi. Gelişme, Avrupa-Azerbaycan ilişkilerinde yeni bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Azerbaycan'ın Avrupa Konseyi ile gerilimi, özellikle Dağlık Karabağ sorunu ve insan hakları ihlalleri iddiaları etrafında şekilleniyor. PACE, 2024 yılında Azerbaycan'ın oy haklarını, ülkenin Karabağ'da askeri operasyonlar düzenlemesi ve siyasi mahkumlar konusundaki tutumu gerekçesiyle askıya almıştı. Aliyev, bu kararı "çifte standart" olarak nitelendirerek, Konsey'in Güney Kafkasya'daki diğer ülkelere göre farklı davrandığını iddia etti. Aliyev ayrıca, Avrupa Konseyi'nin Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeterince desteklemediğini savundu. Son yıllarda Bakü, Avrupa kurumlarına yönelik eleştirilerini artırırken, bağımsız dış politika izleme stratejisini benimsemiş durumda.
Azerbaycan'ın tamamen çekilmesi halinde, bu ülkenin Avrupa Konseyi ile ilişkilerini kesen ilk ülke olmayacak. Rusya, 2022'de Ukrayna'ya müdahalesinin ardından Konsey'den atılmış, Belarus ise üyeliğini dondurmuştu. Analistler, Azerbaycan'ın bu adımının, bir yandan Avrupa yaptırımlarına karşı bir hamle, diğer yandan da bölgesel güç gösterisi olarak yorumluyor. Aliyev yönetimi, Avrupa'dan ziyade Türkiye ve Rusya ile ilişkilere ağırlık veren bir dış politika izliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Azerbaycan'ın olası çekilmesi, Güney Kafkasya'daki jeopolitik dengeleri etkileyebilir. Türkiye, Nahçıvan ve Karabağ konularında Azerbaycan'ın en büyük destekçisi konumunda. Ankara'nın Avrupa Konseyi'ndeki tutumu, Bakü'nün kararını şekillendirebilir. Öte yandan, Rusya'nın Konsey'den atılmasından sonra Avrupa Konseyi'nde Azerbaycan'ın varlığı, Moskova için bir denge unsuru olarak görülüyordu. Çekilme, bu dengeyi daha da bozabilir.
Ab ve ABD, Azerbaycan'ı insan hakları ve demokrasi standartları konusunda eleştirirken, enerji işbirliği nedeniyle Bakü'ye stratejik önem veriyor. Özellikle Güney Gaz Koridoru projesi, Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığını azaltmasında kilit rol oynuyor. Aliyev'in çekilme tehdidi, Avrupa'nın enerji güvenliği meselelerine karşı bir pazarlık kozu olarak da yorumlanabilir. Uzmanlara göre, eğer Azerbaycan çekilirse, Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi kurumlarla işbirliği sona erecek ve bu, bölgedeki insan hakları izleme mekanizmalarını zayıflatacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Azerbaycan'ın Avrupa Konseyi'nden çekilme olasılığı, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikasını yakından ilgilendiriyor. Ankara, Bakü ile sıkı müttefiklik ilişkisi içinde ve bu adım Türkiye'nin Avrupa kurumlarına yönelik eleştirel tutumuyla örtüşebilir. Ancak Türkiye, halen Avrupa Konseyi üyesi olarak kalmaya devam ediyor. Azerbaycan'ın çekilmesi, Türkiye'nin Konsey içinde yalnız kalmasına yol açabilir. Ayrıca, enerji koridorları ve bölgesel güvenlik açısından, iki ülkenin Avrupa ile ilişkilerinde eşgüdüm önem taşıyor. Bu gelişme, Türk dış politikasının çok yönlü dengesini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.