Çin merkezli e-ticaret devi Alibaba, ABD Savunma Bakanlığı’na karşı federal mahkemede dava açtı. Şirket, Aralık 2024’te yayımlanan ve Çin ordusuyla bağlantılı olduğu iddia edilen firmaların yer aldığı “kara liste”ye alınmasının hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Alibaba, bu kararın şirketin itibarına ve ticari faaliyetlerine ciddi zarar verdiğini belirterek, listenin iptal edilmesi ve listeden çıkarılması için mahkemeden tedbir kararı talep ediyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Savunma Bakanlığı, 23 Aralık 2024 tarihinde güncellediği “Çin Askeri Şirketleri” listesine Alibaba’yı da ekledi. Listede ayrıca Tencent, CATL ve SenseTime gibi diğer büyük Çinli teknoloji firmaları da yer alıyor. Bu liste, ABD’li şirketlerin bu firmalarla ticaret yapmasını yasaklamasa da, itibar kaybına ve ABD’li yatırımcıların şirketten çekilmesine yol açıyor. Alibaba, listede yer almanın herhangi bir hukuki dayanağı olmadığını, şirketin Çin ordusuyla herhangi bir bağı bulunmadığını ve kararın keyfi olduğunu iddia ediyor. Davanın New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde görülmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, ABD-Çin arasındaki ticaret ve teknoloji savaşının yeni bir cephesi olarak değerlendiriliyor. ABD yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle Çinli teknoloji devlerine yönelik kısıtlamaları artırırken, Çinli şirketler de hukuki yollara başvurarak haklarını aramaya çalışıyor. Alibaba’nın bu hamlesi, diğer listedeki şirketler için de emsal teşkil edebilir. Küresel tedarik zincirleri ve yatırım akışları açısından bakıldığında, bu tür listelerin varlığı, uluslararası şirketlerin ABD pazarına ve teknolojisine erişimini zorlaştırıyor. Ayrıca, Çin’in kendi teknoloji ekosistemini güçlendirme çabalarına ivme kazandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin doğrudan tarafı olmasa da, küresel ticaret savaşlarının derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, hem ABD hem de Çin ile dengeli bir ticari ilişki yürütmeye çalışırken, büyük güçler arasındaki bu tür gerilimler, Türk şirketlerinin tedarik zincirlerini ve ihracat pazarlarını etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin teknoloji ve savunma alanında alternatif ortaklıklar arayışında olduğu bir dönemde, ABD’nin Çinli firmalara uyguladığı kısıtlamalar, benzer yaptırımların Türkiye’ye karşı da kullanılabileceği endişesini akla getiriyor. Öte yandan, Çin ile artan ticari ilişkilerimizde, bu tür listelerin doğrudan bir etkisi bulunmuyor.