Afrika Boynuzu açıklarında ticari gemilere yönelik korsan saldırılarında son haftalarda belirgin bir artış yaşanıyor. Uzmanlara göre bu durum, Yemen'deki Husilerin, Kızıldeniz'deki İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırılarının ardından kendi vekil güçlerini devreye sokmasıyla bağlantılı olabilir. Deniz ticareti, İran'la yaşanan gerilimler ve Kızıldeniz'deki çatışmaların ardından toparlanmaya çalışırken, yeni korsan dalgası gemileri bir kez daha tehdit ediyor.
Gelişmenin Arka Planı: Husilerden Korsanlığa Uzanan Bağlantı
Husiler, Kasım 2023'ten bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde İsrail, ABD ve İngiltere bağlantılı gemilere insansız hava araçları, füzeler ve sürat tekneleriyle saldırılar düzenliyor. Ancak son haftalarda, Afrika Boynuzu kıyılarında, özellikle Somali açıklarında, klasik korsanlık yöntemleriyle yapılan saldırılar arttı. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) verilerine göre, yılbaşından bu yana bölgede en az 12 gemi korsan saldırısına uğradı; bunlardan 3'ü başarılı oldu.
Uzmanlar, Husilerin bu saldırıları doğrudan üstlenmek yerine, yerel Somali korsan gruplarına lojistik destek ve istihbarat sağlayarak kendi çıkarlarına hizmet ettiğini düşünüyor. Husiler, İran'ın desteğiyle geliştirdikleri füze ve İHA teknolojisini, daha düşük maliyetli korsan operasyonlarına yönlendiriyor olabilir. Ayrıca, Husilerin kontrolündeki limanlardan korsan gruplarına silah ve ekipman transferi yapıldığına dair istihbarat raporları mevcut.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Enerji ve Ticaret Yolu Tehdit Altında
Afrika Boynuzu, dünya ticaretinin yaklaşık %12'sinin geçtiği Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'nın hemen yanı başında yer alıyor. Bölgede artan korsanlık, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açma potansiyeli taşıyor. Özellikle Avrupa ve Asya arasındaki enerji taşımacılığı, bu rotaya kritik derecede bağımlı. Sigorta primleri yükselirken, bazı gemicilik şirketleri Ümit Burnu'nu dolaşmayı tercih ediyor; bu da maliyetleri ve karbon emisyonlarını artırıyor.
Birleşmiş Milletler Somali Misyonu (UNSOM), Husi bağlantılı korsanlık faaliyetlerinin Somali'deki geçici hükümetin otoritesini zayıflattığını ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini belirtiyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), bölge devletlerine deniz güvenliği işbirliğini artırma çağrısı yaparken, NATO ve AB de ilgili sulara savaş gemileri konuşlandırma kararı aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afrika Boynuzu'nda artan korsanlık, Türkiye'nin bölgedeki stratejik çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Somali'de askeri üs bulunduran ve Kızıldeniz'de askeri varlığını artıran bir ülke olarak, Husilerin korsanlık faaliyetlerine destek vermesi durumunda ticari gemileri ve bölgedeki kalkınma projeleri tehdit altında kalabilir. Ayrıca Türk şirketleri, Aden Körfezi ve Süveyş Kanalı'ndan yoğun olarak ticaret yapıyor; bu rotadaki aksamalar Türkiye'nin ihracat ve ithalat maliyetlerini artırabilir. Türkiye'nin deniz güvenliği stratejileri kapsamında, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'nda daha aktif bir rol üstlenmesi gerekebilir. Bölgede barış ve istikrarın sağlanması, Türkiye'nin ekonomik çıkarları ve savunma işbirlikleri açısından kritik öneme sahip.