Pakistan'ın Afganistan'daki Taliban hedeflerine yönelik askeri operasyonları, bölge ülkelerinden beklediği desteği bulamadı. Çin, Özbekistan ve Tacikistan gibi komşular, sınır aşırı terörizmin doğrudan etkilerine daha az maruz kalmaları ve Kabil ile mevcut ilişkilerini riske atmak istememeleri nedeniyle Pakistan'ın eylemlerine açık destek vermekten kaçınıyor. Bu durum, bölgesel güvenlik dinamiklerinde önemli bir çatlak olarak öne çıkıyor.
Pakistan'ın Bölgesel İzolasyonu
Pakistan, uzun süredir Afganistan'daki Taliban yönetimini, kendi topraklarındaki terör saldırılarını desteklemekle suçluyor. Özellikle son aylarda artan çatışmalar, İslamabad'ın sabrını taşırmış durumda. Pakistan ordusu, Afganistan'ın doğusundaki sınır bölgelerine yönelik hava ve kara operasyonlarını yoğunlaştırdı. Ancak bu operasyonlar, bölgesel bir koalisyon oluşturma çabalarına rağmen yalnızca kendi askeri kapasitesiyle sınırlı kalıyor.
Çin, Özbekistan ve Tacikistan'ın tutumu, Pakistan'ın bölgesel bir ortaklık arayışını zora sokuyor. Bu ülkeler, Taliban yönetimiyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirmeye odaklanmış durumda. Özellikle Çin, Afganistan'daki zengin maden kaynaklarına ve Kuşak-Yol projesi kapsamındaki potansiyel bağlantılara odaklanmışken, Taliban ile ilişkileri bozmak istemiyor. Tacikistan ve Özbekistan ise sınır güvenliği konusunda daha temkinli davranıyor ve Taliban ile diyalog kanallarını açık tutmayı tercih ediyor.
Bölgesel Güvenlik ve Diplomatik Denge
Pakistan'ın Taliban'a yönelik saldırıları, bölgedeki terör gruplarının varlığına dair farklı algıları da ortaya koyuyor. Çin, Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM) gibi grupların Afganistan'da barınmasından endişe duysa da, Taliban ile doğrudan çatışmaktan kaçınıyor. Çin, 2021'de Taliban'ın iktidara gelmesinden bu yana Kabil ile ekonomik işbirliğini artırdı ve Afganistan'ın doğal kaynaklarına yatırım yapmayı sürdürüyor. Bu strateji, Pekin'in bölgesel istikrarı kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda şekillendirme arzusunu yansıtıyor.
Özbekistan ve Tacikistan ise sınır güvenliği konusunda daha pragmatik bir yaklaşım benimsiyor. Her iki ülke de Taliban yönetimiyle üst düzey temaslarda bulundu ve sınır ticaretini canlandırmak için adımlar attı. Özellikle Özbekistan, Afganistan ile ticaret hacmini artırmayı hedefliyor. Tacikistan ise sınır bölgesindeki güvenlik endişelerine rağmen, Taliban'a karşı askeri bir cephede yer almak yerine diplomatik yollarla sorunları çözmeyi tercih ediyor.
Bu tutum farklılıkları, Pakistan'ın bölgesel bir ittifak kurma çabalarını sekteye uğratıyor. Pakistan, Afganistan'daki Taliban yönetimini istikrarsızlaştırmaya yönelik uluslararası bir çaba içine girmek istese de, bölge ülkeleri bu tür bir girişimi desteklemiyor. Aksine, birçok ülke Taliban ile ilişkilerini normalleştirme eğiliminde. Bu durum, Pakistan'ın diplomatik olarak yalnız kalmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'ın komşularının Pakistan'ın Taliban'a yönelik saldırılarına destek vermemesi, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından dikkate değer bir gelişme. Türkiye, Taliban yönetimiyle ilişkilerini dengeleyerek Afganistan'da istikrarı ve insani yardımları önceliklendirmiş durumda. Bölge ülkelerinin Pakistan'ı yalnız bırakması, Türkiye'nin Afganistan'da daha fazla diplomatik manevra alanı bulmasına olanak tanıyabilir. Ancak Türkiye, Pakistan ile olan tarihi ve stratejik bağlarını da korumak zorunda. Bu denge, Türk dış politikasının Afganistan ve Güney Asya'daki etkinliğini belirleyecek.
Bölgesel aktörlerin Pakistan'ın askeri operasyonlarına mesafeli duruşu, Afganistan'da istikrarın sağlanması için daha kapsayıcı bir yaklaşımın gerekliliğini gösteriyor. Çin, Özbekistan ve Tacikistan'ın Taliban ile ilişkilerini sürdürme eğilimi, bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. Pakistan'ın askeri çözüm arayışları, bölgesel destekten yoksun kaldığı sürece sürdürülebilir olmayabilir. Bu durum, Türkiye gibi bölgesel aktörler için yeni diplomatik fırsatlar ve riskler barındırıyor.