Afganistan'da kız çocuklarının yaklaşık yüzde 70'inin önümüzdeki dönemde erken ya da zorla evlendirilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Ülkede yürürlüğe giren yeni bir yasa, kadınların kocalarının rızası olmadan boşanmasını tamamen imkansız hale getiriyor. Kadın hakları savunucuları, bu düzenlemenin milyonlarca kız çocuğunun geleceğini karartacağı ve ülkedeki kadın hakları ihlallerini daha da derinleştireceği uyarısında bulunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Afgan asıllı yazar ve gazeteci Mursal Sayas, bu yasanın kadınları adeta birer mahkum haline getirdiğini vurguluyor.
Çocuk evlilikleri Afganistan'da nasıl bir boyuta ulaştı?
Afganistan'da yıllardır süren savaş, yoksulluk ve Taliban'ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte çocuk evlilikleri oranı endişe verici seviyelere ulaştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülkede kız çocuklarının yaklaşık yüzde 35'i 18 yaşına gelmeden evlendiriliyor. Ancak Taliban yönetimi altında bu oranın hızla yüzde 70'lere dayanmasından korkuluyor. Aileler, derin yoksulluk ve kız çocuklarının eğitim hakkının kısıtlanması nedeniyle kızlarını evlendirmeyi 'çare' olarak görüyor. Mursal Sayas, bu durumu şöyle özetliyor: 'Küçük yaştaki kız çocukları, adeta birer eşya gibi satılıyor ve evlilik onlar için bir kurtuluş değil, yeni bir esaret başlangıcı oluyor.'
Yeni yasa, evliliğin her aşamasında kadını kocaya bağımlı kılıyor. Öyle ki, bir kadın eğer şiddet görüyorsa ya da evlilikte mutsuzsa, boşanmak için kocanın iznini almak zorunda. Kocanın itirazı durumunda yasal olarak hiçbir boşanma mümkün olamıyor. Bu düzenleme, kadınların insan hakları ihlallerine karşı korunmasını tamamen ortadan kaldırıyor. Kadın hakları aktivistleri, bu yasanın uluslararası hukuka ve kadın hakları sözleşmelerine açıkça aykırı olduğunu belirtiyor.
Küresel etkiler ve bölgesel yansımalar
Afganistan'daki bu gelişme, sadece ülke içinde değil, bölgede ve uluslararası toplumda da büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, yasanın derhal geri çekilmesi çağrısı yapıyor. Avrupa Birliği, Afganistan'daki kadın hakları ihlallerini kınarken, bu tür uygulamaların Taliban yönetiminin uluslararası meşruiyetini daha da zedelediğini vurguluyor. Bölgede İran ve Pakistan gibi ülkelerde de benzer sorunlar yaşanırken, Afganistan'daki bu radikal adım, komşu ülkelerdeki muhafazakar grupları cesaretlendirebilir. Özellikle İran'da son dönemde kadın hakları konusunda yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, bu yasanın bölgesel bir etki yaratmasından endişe ediliyor. Mursal Sayas ise, 'Bu yasa sadece Afgan kadınlarının değil, tüm bölgede kadın hakları mücadelesinin önüne konulmuş bir duvardır' diyerek, küresel dayanışmanın önemine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insan hakları politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, tarihsel olarak Afganistan'la yakın ilişkiler kurmuş ve birçok alanda yardım sağlamış bir ülke. Ancak Taliban yönetiminin kadın hakları konusundaki bu geri adımı, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, bu tür uygulamalar, Afganistan'dan Türkiye'ye yönelen göç dalgasını artırabilir; çünkü kadınlar ve aileler, çocuk evliliklerinden kaçmak için fırsat arayışına girebilir. Türkiye'nin, uluslararası platformlarda Afgan kadınlarının haklarını savunması ve insani yardım programlarını bu boyutu da kapsayacak şekilde genişletmesi bekleniyor.