ABD'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde tek süper güç olarak sürdürdüğü küresel liderlik, uluslararası sistemdeki köklü dönüşümlerle birlikte meydan okumalarla karşı karşıya. Siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı Paolo von Schirach'ın analizine göre, değişen küresel düzen Amerikan hegemonyasını zayıflatıyor. Çin'in yükselişi, Rusya'nın revizyonist politikaları, gelişmekte olan ülkelerin artan etkisi ve çok kutuplu bir yapıya evrilen dünya dengesi, Washington'ın geleneksel etki araçlarının sorgulanmasına yol açıyor. Schirach, ABD'nin askeri gücünün ve ekonomik yaptırım kabiliyetinin eski etkinliğini kaybettiğini, diplomatik alanda ise müttefikler arasında çatlaklar oluştuğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kurduğu Bretton Woods sistemi, NATO, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar aracılığıyla küresel düzeni şekillendirdi. Ancak 2008 mali krizi, 2020 pandemisi ve sonrasında patlak veren Ukrayna savaşı, Batı merkezli sistemin kırılganlıklarını ortaya çıkardı. Çin, ekonomik büyümesi ve Kuşak ve Yol Girişimi gibi projelerle alternatif bir küresel yapı inşa ederken, Rusya ise enerji silahı ve askeri müdahalelerle Batı'nın genişlemesine karşı koyuyor. Schirach, bu gelişmelerin ABD'nin "kurallara dayalı düzen" söylemini sorgulattığını ve birçok ülkenin çıkarlarını Washington'ın taleplerinin önüne koymaya başladığını vurguluyor.
ABD'nin dış politikada yaşadığı sıkıntılar sadece rakipleriyle sınırlı değil. Geleneksel müttefiklerinin güvenlik ve ticaret konularında daha bağımsız hareket ettiği gözlemleniyor. Almanya'nın Nord Stream 2 doğalgaz boru hattına ilişkin tutumu, Suudi Arabistan'ın OPEC+ içinde petrol üretimini kısma kararı ve Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımı, ABD'nin müttefiklerine yönelik dayatmacı politikalarının eleştirilmesine yol açtı. Bu süreçte New York merkezli kurumlar (BM, Dünya Bankası, IMF) etkinliğini yitirirken, Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS gibi yapılar güç kazanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hint-Pasifik bölgesi, ABD ile Çin arasındaki rekabetin en yoğun yaşandığı coğrafya olarak öne çıkıyor. Tayvan, Güney Çin Denizi ve teknoloji savaşları bu çatışmanın sıcak noktaları. Orta Doğu'da ise ABD'nin çekilmesiyle oluşan güç boşluğu, Rusya, İran ve Çin'in nüfuz alanlarını genişletmesine imkan tanıdı. Afrika kıtasında ise Çin'in altyapı yatırımları ve kredileri, ABD'nin yardım programlarına alternatif oluşturuyor. Latin Amerika'da sol hükümetlerin yükselişi, bölgesel ticaret anlaşmalarını Washington'dan bağımsızlaştırıyor.
Uzman Schirach, ABD'nin hala askeri ve teknolojik üstünlüğünü koruduğunu ancak yumuşak gücünün aşındığını belirtiyor. Özellikle demokrasi teşviki, insan hakları söylemi ve serbest ticaret idealleri konusunda yaşanan samimiyet krizi, ABD'yi Çin ve Rusya'nın eleştirilerine karşı savunmasız bırakıyor. Göçmen krizi, Afganistan'dan çekilme, Ukrayna savaşında net bir zafer elde edememe gibi faktörler, ülkenin imajını zedeliyor. Öte yandan, Çin'in salgın sonrası yavaşlayan büyümesi ve Rusya'ya uygulanan yaptırımlar, çok kutuplu sistemin belirsizliklerini de beraberinde getiriyor. Dünya, Batı bloku ile Doğu yönelimli ülkeler arasında bir "soğuk barışa" doğru evrilirken, gelişmekte olan ülkelerin çoğu net bir taraf seçmekten kaçınıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin küresel liderliğindeki erozyon, Türkiye gibi çok yönlü dış politika izleyen ülkeler için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Ankara, Rusya- Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü oynayarak, Batı ile Doğu arasında bir denge kurma kabiliyetini sergiledi. Ancak ABD ile S-400 krizi, YPG/PYD işbirliği gibi kronik soru işaretleri, stratejik özerklik arayışını sınırlıyor. Değişen küresel düzende Türkiye, ekonomik istikrar ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılarken, NATO, AB ve Rusya ile ilişkilerinde esnek bir pozisyon almak zorunda. Çok kutuplu sistem, Türkiye'nin enerji koridoru ve savunma sanayi gibi alanlarda bağımsız hamleler yapmasına imkan tanısa da, jeopolitik kırılganlıklar (Doğu Akdeniz, Kafkasya, Suriye) ABD liderliğindeki Batı bloğuna mesafeyi daha da maliyetli kılabiliyor.