Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, köşe yazarı E. Jean Carroll'a 5,8 milyon dolar tazminat ödenmesini erteleme yönündeki son çabası, federal yargıç tarafından reddedildi. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi'nden Yargıç Lewis A. Kaplan, Trump'ın temyiz sürecinde kararın durdurulması talebini kabul etmedi. Trump, 2022 yılında bir jürinin kendisini 1990'larda Carroll'a cinsel saldırıda bulunmaktan sorumlu bulmasının ardından bu kararı bozmak için yıllardır hukuki mücadele yürütüyordu. Mahkeme, Trump'ın bu son başvurusunu 'geç ve gerekçesiz' bularak reddetti.
Gelişmenin arka planı
E. Jean Carroll, 2019 yılında yayımlanan anı kitabında Trump'ın 1990'larda bir mağazada kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etmişti. Trump iddiaları reddetti ancak 2022'de bir New York jürisi, Trump'ı Carroll'a karşı cinsel saldırı ve iftira suçlarından sorumlu buldu. Jüri, Carroll'a 2,02 milyon dolar cinsel saldırı tazminatı, 1,7 milyon dolar itibar tazminatı ve 1,1 milyon dolar cezai tazminat olmak üzere toplam 4,82 milyon dolar ödenmesine karar verdi. Karar daha sonra temyiz sürecinde 5,8 milyon dolara çıktı.
Trump'ın avukatları, kararın 'adil olmadığını' ve 'hukuki hatalar içerdiğini' savunarak temyize başvurdu. Ancak Yargıç Kaplan, daha önce de Trump'ın temyiz girişimlerini reddetmişti. Trump'ın son başvurusu, ödemeyi ertelemek için 'son çare' olarak görülüyordu. Yargıç, 'Sanığın bu talebi, temyiz sürecini geciktirme ve mağdura olan borcunu ödemekten kaçınma girişimi niteliğindedir' ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu dava, ABD'de siyasi figürlerin hukuki sorumlulukları açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Trump, 2024 Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde birden fazla hukuki süreçle karşı karşıya. Carroll davasının yanı sıra, iş belgelerinde usulsüzlük, seçim sonuçlarına müdahale ve sınıflandırılmış belgelerin kötü yönetimi gibi suçlamalarla da yargılanıyor. Analistler, bu davaların Trump'ın yeniden seçilme şansını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle Carroll davasındaki karar, Trump'ın kadınlara yönelik davranışları konusunda kamuoyunda sorgulamalara yol açmıştı. ABD yargı sistemi, eski bir başkanın bu tür suçlamalarla yargılanması sürecinde tarihi bir sınav veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Trump'ın yeniden başkan adayı olma ihtimalinin zayıflaması nedeniyle Türk dış politikası açısından dolaylı önem taşıyor. Trump döneminde ABD-Türkiye ilişkileri S-400, Suriye ve YPG konularında gergin geçmişti. Biden yönetiminin mevcut politikaları devam ederse, Ankara-Washington hattında daha öngörülebilir bir süreç yaşanabilir. Ayrıca, eski bir başkanın hukuki süreçlerinin sonuçları, siyasi figürlerin dokunulmazlığı konusunda uluslararası hukukta tartışma yaratabilir. Türkiye'de benzer davaların seyri açısından emsal olabilecek bu durum, hukukun üstünlüğü ilkesinin küresel bağlamda önemini bir kez daha hatırlatıyor.