ABD'li yasa koyucular, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da hayata geçirmeyi planladığı ve Filistin topraklarını fiilen ikiye bölecek olan 'E1' yerleşim projesine karşı yaptırım uygulanması çağrısında bulundu. Proje, uluslararası alanda geniş yankı uyandırırken, Filistin devletinin kurulabilirliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. ABD Kongresi'ndeki bazı isimler, İsrail'in bu adımının iki devletli çözümü imkânsız hale getireceğini belirterek, Washington'un yaptırım seçeneğini masaya koyması gerektiğini savunuyor.
E1 Planı Nedir?
E1 (East 1), Kudüs'ün doğusunda, Ma'ale Adumim yerleşimini Kudüs'e bağlayan ve Batı Şeria'yı kuzey-güney ekseninde ikiye bölen bir yerleşim alanı projesidir. İsrail hükümeti, uzun süredir askıda olan bu planı yeniden gündeme getirdi. Plan hayata geçtiğinde, Filistinlilerin Doğu Kudüs ile Ramallah ve Nablus gibi kuzeydeki şehirler arasındaki bağlantısı kesilecek; Filistin toprak bütünlüğü ağır darbe alacak. Uluslararası hukuka göre tüm yerleşim faaliyetleri yasa dışı sayılıyor ve Cenevre Sözleşmesi'ne aykırılık teşkil ediyor.
E1 projesi, 1990'lardan bu yana İsrail hükümetlerinin zaman zaman dile getirdiği ancak uluslararası baskılar nedeniyle hayata geçiremediği bir girişimdi. Ancak son dönemde İsrail'in sağcı koalisyon hükümeti, yerleşim inşaatlarını hızlandırma yönünde adımlar atıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümet, özellikle 2023'ten bu yana yerleşim planlarını onaylama sürecini hızlandırdı.
ABD'li Vekillerin Tepkisi ve Yaptırım Çağrıları
ABD Temsilciler Meclisi'nde Demokrat Partili bazı isimler, İsrail'in E1 planını protesto eden bir açıklama yayınladı. Yasa koyucular, bu tür bir girişimin ABD'nin uzun süredir savunduğu iki devletli çözüm vizyonuna açıkça aykırı olduğunu vurguladı. Açıklamada, İsrail'in yerleşim faaliyetlerine karşı somut adımlar atılması gerektiği belirtilerek, yaptırım seçeneğinin değerlendirilmesi istendi.
Senato'da da benzer görüşler dile getiriliyor. Bazı senatörler, ABD yasalarının işgal altındaki topraklardaki yerleşim faaliyetlerine destek veren kuruluşlara yaptırım uygulanmasına imkân tanıdığını hatırlatarak, yönetimi bu konuda harekete geçmeye çağırdı. Ancak Beyaz Saray'dan henüz resmi bir yaptırım kararı açıklanmadı.
ABD yönetimi, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini sürekli olarak eleştirse de, bugüne kadar yaptırım uygulama konusunda isteksiz davrandı. İsrail'e yönelik askeri yardım ve diplomatik destek, ABD-İsrail ilişkilerinin temelini oluşturuyor. Yine de Kongre'deki bazı isimler, insan hakları ve uluslararası hukuk ihlalleri nedeniyle yaptırımların gerekli olduğunu savunuyor.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Dengeler
E1 planı, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Arap ülkeleri tarafından da sert şekilde eleştirildi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, planın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Orta Doğu barış sürecine zarar vereceğini açıkladı. BM Genel Sekreteri de endişelerini dile getirerek İsrail'i yerleşim faaliyetlerine son vermeye çağırdı.
Filistin yönetimi ise planı 'savaş ilanı' olarak nitelendirdi ve acil uluslararası müdahale çağrısı yaptı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD'nin bu konuda sessiz kalmaması gerektiğini belirtti. Arap Birliği, İsrail'in bu adımının bölgede istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.
İsrail ise planın kendi güvenliği için gerekli olduğunu savunuyor. İsrailli yetkililer, E1'in Ma'ale Adumim yerleşiminin doğal büyümesi olduğunu ve Filistinlilere zarar verme amacı taşımadığını iddia ediyor. Ancak uluslararası hukukçular, bu tür bir genişlemenin Filistin topraklarının sürekliliğini yok ettiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerine karşı tutumunu uzun süredir net bir şekilde ortaya koyuyor. E1 planı, Türkiye'nin desteklediği iki devletli çözümü fiilen imkânsız hale getirecek bir adım olarak görülüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği daha da güçlendirebilir ve İsrail ile bölgesel normalleşme süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca ABD'nin olası yaptırım kararı, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni bir denge unsuru olabilir. Bölgesel istikrar açısından ise E1, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da tansiyonu yükseltecek bir potansiyele sahip.