Çin doğumlu ABD’li sismolog Jeffrey Park, Kuzey Kore’nin nükleer denemelerini tespit etmeye yönelik ABD fonlu araştırmaları nedeniyle Çin’de yaklaşık iki yıldır gözaltında bulunuyor. Pekin yönetimi, Park’ı casusluk suçlamasıyla yargılıyor ve bu dava, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim kaynağı olarak görülüyor. Uzmanlar, Park’ın tutuklanmasının, Çin’in ulusal güvenlik endişeleriyle bilimsel iş birliğini nasıl hedef aldığını gösterdiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Ohio Eyalet Üniversitesi’nde görevli sismolog Jeffrey Park, 2020 yılında Çin’e yaptığı bir ziyaret sırasında gözaltına alındı. Park, Kuzey Kore’nin nükleer denemelerini izlemek için sismik verileri analiz eden ABD hükümeti tarafından finanse edilen bir projenin baş araştırmacısıydı. Çinli yetkililer, Park’ı devlet sırlarını çalmak ve dış istihbarat kuruluşlarına bilgi sızdırmakla suçluyor. Park’ın ailesi ve akademik çevreler, suçlamaların asılsız olduğunu ve Park’ın sadece bilimsel amaçlarla çalıştığını savunuyor.
Park’ın Çin’e yaptığı ziyaret, ülkenin kuzeydoğusundaki Yanbian bölgesindeki sismik istasyonları incelemekti. Bu bölge, Kuzey Kore’nin nükleer test sahasına oldukça yakın. Park’ın çalışmaları, Kuzey Kore’nin 2006, 2009, 2013, 2016 ve 2017 yıllarında gerçekleştirdiği nükleer denemelerin tespitinde kullanılan yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlamıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Park’ın serbest bırakılması için Çin’le defalarca temas kurdu ancak henüz bir sonuç alınamadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, Çin’in ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancı akademisyenleri hedef almasının son örneği olarak değerlendiriliyor. Özellikle ABD-Çin arasındaki teknoloji ve bilim savaşının bir yansıması olarak görülen Park davası, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor. Çin, kendi sismik verilerinin ABD tarafından askeri amaçlarla kullanılabileceğinden endişe ediyor. Öte yandan Kuzey Kore’nin nükleer programı, bölgesel güvenlik açısından kritik öneme sahip. Park’ın çalışmaları, ABD’nin Kuzey Kore’nin yeni nükleer denemelerine karşı erken uyarı sistemi geliştirmesine yardımcı olmuştu.
Kuzey Kore, son olarak 2017 yılında nükleer deneme gerçekleştirmişti ancak füze denemeleri devam ediyor. Uzmanlar, Park’ın bilgi birikiminin ABD’nin Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetlerini izleme kapasitesine önemli katkı sunduğunu belirtiyor. Çin’in bu davadaki tutumu, uluslararası toplumda endişe yaratırken, Pekin yönetiminin ulusal güvenlik çerçevesinde bilim insanlarını hedef almasının diğer ülkelerle bilimsel iş birliğini olumsuz etkileyeceği düşünülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuzey Kore ve nükleer silahlanma konularında doğrudan bir taraf olmasa da, bölgesel güvenlik dinamikleri açısından bu gelişmeyi yakından takip etmelidir. Çin’in ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancı akademisyenleri tutuklaması, Türkiye’nin de Çin ile bilimsel iş birliği yürüttüğü alanlarda benzer risklerle karşılaşabileceği anlamına geliyor. Ayrıca Kuzey Kore’nin nükleer programı, küresel nükleer silahlanma yarışını etkilemekte ve Türkiye’nin savunma stratejileri üzerinde dolaylı etkiler yaratmaktadır. Türkiye’nin hem ABD hem de Çin ile dengeli ilişkiler kurması gereken bu süreçte, uluslararası hukuka ve akademik özgürlüklere saygı gösterilmesi yönünde tavır alması beklenebilir.