Avrupa Birliği Komisyonu, Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında Amerikalı teknoloji devi Google'a yeni bir para cezası hazırlığına girişti. Brüksel'in bu hamlesi, ABD'li büyük teknoloji şirketlerine yönelik denetimlerin arttığı bir dönemde geliyor. Kararın, AB'nin dijital pazarları polislik yapma kapasitesini ve bu süreçte Washington ile yeniden gerilim yaşanıp yaşanmayacağını göstermesi bekleniyor.
DMA kapsamında yeni yaptırım süreci
Avrupa Birliği'nin yürürlüğe koyduğu Dijital Piyasalar Yasası, büyük teknoloji platformlarının rekabeti bozucu uygulamalarına son vermeyi amaçlıyor. Google'ın arama sonuçlarında kendi hizmetlerini rakiplerine göre daha ön plana çıkardığı gerekçesiyle incelemeye alınması, sürecin fitilini ateşledi. AB Komisyonu, şirketin özellikle alışveriş, seyahat ve yerel işletme aramalarındaki uygulamalarını "kendi lehine ayrımcılık" olarak nitelendiriyor. 2023 yılında yürürlüğe giren DMA, "kapı bekçisi" olarak tanımlanan büyük platformlara yıllık küresel cirolarının yüzde 10'una kadar ceza kesme yetkisi veriyor. Google'ın ana şirketi Alphabet'in 2024 geliri 350 milyar doları aştığı göz önüne alındığında, olası ceza milyarlarca doları bulabilir. Bu süreçte AB, daha önce Google'a Rekabet Hukuku ihlalleri nedeniyle toplamda yaklaşık 8 milyar euro ceza kesmişti. Ancak DMA kapsamındaki ilk büyük yaptırım olması, düzenlemenin etkinliğinin test edilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Brüksel'in bu hamlesi, yalnızca Google'ı değil, Apple, Meta ve Amazon gibi diğer Amerikalı teknoloji devlerini de endişelendiriyor. DMA'nın uygulanmaya başlamasıyla birlikte, bu şirketlerin Avrupa pazarındaki iş modelleri köklü değişikliklerle karşı karşıya. Örneğin Apple, App Store ve mesajlaşma platformu iMessage üzerindeki sıkı kontrolleri nedeniyle inceleme altında. Meta ise, reklam modelinin DMA'ya uygun olup olmadığı konusunda Brüksel'le görüşmelerini sürdürüyor. AB Komisyonu'nun bu adımı, dijital ekonominin kurallarını belirleme konusunda Avrupa'nın küresel bir öncü olma iddiasını da pekiştiriyor.
ABD ile ticari gerilim gölgesinde düzenleme
AB'nin bu girişimi, Washington ile ticari ve teknolojik gerilimlerin yeniden alevlenebileceği bir döneme denk geliyor. ABD yönetimi, Avrupa'nın Amerikan şirketlerine yönelik cezalarını "ticari korumacılık" olarak nitelendirerek defalarca eleştirmişti. Biden yönetimi, AB'nin dijital vergi ve düzenlemelerine karşı misilleme tehdidinde bulunmuş, özellikle Fransız dijital hizmet vergisine karşı ek gümrük tarifeleri gündeme gelmişti. Ancak Avrupa, DMA'nın rekabeti korumak ve tüketici haklarını güvence altına almak için hayati olduğunu savunuyor. Avrupa Parlamentosu'nun etkili isimlerinden Alman Hristiyan Demokrat Andreas Schwab, "Dijital pazarlarımızın adil olması için bu kuralların uygulanması zorunludur" diyerek Brüksel'in kararlılığını vurguluyor.
Öte yandan, ABD'de başkanlık seçimleri yaklaştıkça, teknoloji şirketlerinin siyasi baskılarla karşı karşıya kalması, bu konuyu daha da karmaşık hale getiriyor. Cumhuriyetçi aday Donald Trump'ın, büyük teknoloji şirketlerine karşı sert bir tutum takınabileceği sinyallerini vermesi, AB'nin manevra alanını da etkileyebilir. Uzmanlar, AB'nin ceza kararının, Avrupa ile ABD arasındaki transatlantik ilişkileri test edecek bir turnusol kağıdı olacağını belirtiyor. Eğer ceza uygulanırsa, Washington'un nasıl bir tepki vereceği merak konusu. Bu durum, aynı zamanda Çin'in teknoloji şirketleri üzerindeki düzenlemeleriyle karşılaştırıldığında, Batılı müttefikler arasında dahi farklı yaklaşımlar olduğunu gösteriyor.
AB Komisyonu'nun Google'a yönelik soruşturmasını hızlandırması beklenirken, kararın 2025 yılı içinde açıklanması öngörülüyor. Bu süreçte Google'ın savunma hakkı kapsamında itirazları değerlendirilecek. Şirket, daha önce kendi hizmetlerini öne çıkarmadığını, kullanıcı deneyimini iyileştirmek için çalıştığını savunmuştu. Ancak AB yetkilileri, şirketin uygulamalarının rekabeti engellediği ve tüketici seçimini kısıtladığı kanaatinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Google'a yönelik bu hamlesi, dijital ekonomi düzenlemelerinin evrensel bir hal aldığını gösteriyor. Türkiye de benzer şekilde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve son dönemde dijital platformlara yönelik düzenlemelerle bu alanda adımlar atıyor. AB'nin uygulayacağı olası ceza, Türkiye'deki düzenleyici otoritelere de emsal teşkil edebilir. Özellikle Google'ın Türkiye pazarındaki hakim konumu ve 2024'te uygulanan cezalar göz önüne alındığında, bu karar Rekabet Kurumu'nun elini güçlendirebilir. Öte yandan, Türkiye'nin AB ile gümrük birliğinin güncellenmesi ve dijital hizmet vergisi gibi konularda Brüksel'le ilişkileri, bu tarz uluslararası düzenlemelerin Türk ekonomisi ve teknoloji ekosistemi üzerindeki etkisini artırabilir.