Avrupa Birliği (AB), Rusya'nın artan baskıları karşısında zor durumda kalan Ermenistan'a yönelik kapsamlı bir destek paketi hazırlıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yaptığı açıklamada paketin 50 milyon euroyu aşan acil mali yardımı içerdiğini duyurdu. Bu hamle, Brüksel'in Güney Kafkasya'daki etkisini artırma ve bölgede Rus nüfuzuna karşı alternatif bir denge unsuru oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor.
Destek Paketinin Detayları ve Hedefleri
AB'nin hazırladığı destek paketi, sadece acil mali yardımla sınırlı kalmıyor. Von der Leyen, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, "Ermenistan'ın ekonomik dayanıklılığını artırmak, enerji bağımsızlığını güçlendirmek ve ticaret yollarını çeşitlendirmek için kapsamlı bir strateji üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Paket kapsamında, Ermenistan'ın altyapı projelerine, yeşil enerji dönüşümüne ve küçük-orta ölçekli işletmelere (KOBİ) yönelik hibe ve kredi kolaylıkları sağlanması planlanıyor. Ayrıca, AB'nin Ermenistan'la vize serbestisi diyaloğunu başlatma ve ülkenin Avrupa Ekonomik Alanı'na entegrasyonunu hızlandırma olasılığı da masada.
Uzmanlar, bu desteğin sembolik bir değere sahip olduğunu ancak Ermenistan'ın ekonomik kırılganlığı göz önüne alındığında önemli bir nefes aldırabileceğini belirtiyor. Ermenistan ekonomisi, Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle uyguladığı yaptırımlar ve küresel tedarik zincirindeki aksaklıklardan ciddi şekilde etkilenmiş durumda. Enerji ve ticaret alanında Rusya'ya bağımlı olan Erivan yönetimi, bu desteği alternatif kaynak arayışının bir parçası olarak görüyor.
Rusya'nın Tepkisi ve Bölgesel Dengeler
AB'nin Ermenistan'a yönelik bu hamlesi, Rusya'nın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (CSTO) ve Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) üzerinden bölgedeki nüfuzunu koruma çabalarıyla çelişiyor. Moskova, Ermenistan'ın Batı'ya yönelmesini "dostane olmayan bir adım" olarak nitelendirirken, CSTO'nun Ermenistan'a karşı güvenlik taahhütlerini sorgulamaya başladı. Özellikle Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan'la yaşanan gerginlikte Rusya'nın tarafsız kalması, Erivan'da hayal kırıklığı yaratmış ve AB'ye yönelimi hızlandırmıştı.
Bölge uzmanı Dr. Hakan Yılmaz, "Bu destek paketi, AB'nin Güney Kafkasya'da artan enerji ve ticaret bağlantıları kurma stratejisinin bir parçası. Aynı zamanda, Türkiye'nin Azerbaycan'la olan stratejik ortaklığına karşılık, Ermenistan'ı dengeleyici bir unsur olarak konumlandırma çabası içeriyor" değerlendirmesinde bulunuyor. AB ayrıca, İran ve Orta Asya'ya açılan bir koridor olarak Ermenistan'ın konumunu güçlendirmek istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Kafkasya politikası açısından doğrudan etkiler taşıyor. AB'nin Ermenistan'a desteği, Ankara'nın Bakü ile olan stratejik ittifakını dolaylı olarak etkileyebilecek bir denge unsuru yaratıyor. Türkiye, uzun süredir Azerbaycan'ın yanında Dağlık Karabağ sorununda taraf olurken, Ermenistan'la normalleşme sürecini de yürütüyor. Bu destek paketi, normalleşme görüşmelerinde Erivan'ın elini güçlendirebilir ancak Ankara'nın hassasiyetle izlediği Ermenistan-Azerbaycan sınır güvenliği ve Zengezur Koridoru tartışmalarını da derinleştirebilir. Türkiye için öncelikli konu, bölgedeki güç dengesinin bozulmaması ve kendi çıkarlarının korunması olacak.