ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı'na bağlı Denetçi Genel Ofisi'nin yayımladığı bir rapor, Medicare üzerinden tıbben gerekli olmayan damar prosedürleri için 100 milyon doların üzerinde fatura kesildiğini ortaya koydu. ProPublica'nın elde ettiği belgelere göre, söz konusu işlemler periferik arter hastalığı tedavisi adı altında yapıldı ancak birçok hasta üzerinde gereksiz yere uygulandı. Raporda, 2018-2021 yılları arasında yaklaşık 20 bin Medicare hastasına yapılan anjiyoplasti ve stent yerleştirme işlemlerinin yüzde 20'sinin tıbbi endikasyon taşımadığı belirtiliyor. Denetçiler, bu tür prosedürlerin hastalarda komplikasyonlara yol açabileceği ve sağlık sistemine mali yük bindirdiği uyarısında bulundu.
Şüpheli prosedürlerin arka planı
Periferik arter hastalığı, bacaklardaki atardamarların daralmasıyla ortaya çıkan ve yürüme güçlüğüne neden olan bir rahatsızlık. Ancak denetçiler, birçok hastanın bu hastalığa sahip olmadığı halde gereksiz yere anjiyoplasti ve stent takılması işlemlerine maruz bırakıldığını tespit etti. Sağlık hizmeti sağlayıcıları, bu prosedürler için Medicare'den yüksek ücretler talep ederek haksız kazanç elde etti. Rapor, en çok suistimalin Florida, Teksas ve Kaliforniya gibi eyaletlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Denetçiler, ayrıca bazı doktorların hasta başına ortalama 10 bin doları aşan faturalar kestiğini ve bu işlemlerin bir kısmının yetkisiz sağlık merkezlerinde yapıldığını belgeledi. Olay, ABD sağlık sistemindeki denetim zafiyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Medicare'in bu tür suiistimalleri önlemek için daha sıkı kontroller uygulaması gerektiği ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu skandal, sadece ABD'nin değil, dünya genelinde sağlık sistemlerinin karşı karşıya olduğu bir soruna işaret ediyor: Tıbbi gereklilikten ziyade mali kazanç elde etme amacıyla yapılan işlemler. ABD'deki bu tür suistimaller, diğer ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Sağlık hizmetlerinin özel sektör ağırlıklı olduğu sistemlerde, denetim mekanizmalarının yetersiz kalması durumunda benzer olaylar yaşanabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü de sağlık sistemlerinde gereksiz tıbbi müdahalelerin önlenmesi için küresel çapta düzenlemelerin güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor. Rapor, özellikle yaşlı nüfusun yoğun olduğu ülkelerde, sağlık harcamalarının etkin kullanımının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Ayrıca, tıp etiği ve hasta güvenliği açısından da bu tür suiistimallerin kabul edilemez olduğu vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de sağlık sisteminde benzer suiistimallerin yaşanma riski bulunuyor. Özellikle özel hastanelerin yoğun olduğu büyük şehirlerde, gereksiz tıbbi müdahalelerin önlenmesi için SGK ve Sağlık Bakanlığı denetimlerinin artırılması önem taşıyor. ABD'deki bu skandal, Türkiye'deki sağlık politikalarına ışık tutabilir. Türkiye'nin sağlık sistemini daha şeffaf ve hesap verebilir hale getirmesi, hem hasta güvenliğini artıracak hem de kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlayacaktır. Ayrıca, tıp fakültelerinde etik eğitiminin güçlendirilmesi, gelecekte benzer sorunların yaşanmasını engelleyebilir.