ABD, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (IAEA) sunduğu bir taslak kararla İran'ı nükleer faaliyetlerine ilişkin daha fazla şeffaflığa zorlamaya hazırlanıyor. Reuters haber ajansının ele geçirdiği ve Paris ile Viyana'da hazırlanan taslak metne göre Washington, Tahran yönetiminden bombalanan nükleer tesisleri ve zenginleştirilmiş uranyum stokları hakkında "kesin bilgi" sunmasını istiyor. IAEA Yönetim Kurulu'nun bu hafta yapılacak toplantısı öncesinde üye ülkelere gönderilen taslak karar, İran'ın nükleer programına yönelik uluslararası baskının yeniden tırmandığı bir döneme işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı: Nükleer anlaşma sonrası kriz
ABD'nin taslak kararı, İran'ın 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) bu yana artan nükleer faaliyetlerine odaklanıyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018'de anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinin ardından İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a kadar yükseltti ve bu oran silah sınıfı yüzde 90'a tehlikeli biçimde yaklaştı. IAEA'nın son raporları, İran'ın yüzde 60 oranında birkaç kilogram zenginleştirilmiş uranyum stokunun bulunduğunu doğrularken, bombalanan Fordow ve Natanz tesislerinin durumu hâlâ belirsizliğini koruyor. Taslak karar, bu tesislerle ilgili olarak İran'ın IAEA müfettişlerine izin vermemesini "ciddi bir endişe kaynağı" olarak nitelendiriyor.
İran'ın nükleer programındaki bu hızlı ilerleme, özellikle İsrail'in son dönemde İran askeri tesislerine yönelik saldırılarının ardından daha da karmaşık bir hal aldı. Nisan 2024'te İsrail'in İsfahan yakınlarındaki askeri hedefleri vurması, Tahran'ın nükleer tesislerinin güvenlik açığını ortaya çıkardı. Ancak IAEA, bu saldırıların nükleer tesislere doğrudan zarar verip vermediğini doğrulayamadı. ABD'nin taslak kararında, "İran, bombalanan nükleer sitelerdeki hasarı ve olası nükleer madde sızıntısını derhal açıklamalıdır" ifadesi yer alıyor. Bu talep, İran'ın nükleer programının askeri boyutunun uluslararası toplum tarafından mercek altına alınmasına yol açıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yaptırım diplomasisinin sınırları
ABD'nin IAEA'daki bu hamlesi, İran ile Batı arasındaki diplomatik temasların tıkandığı bir dönemde geliyor. Katar ve Umman aracılığıyla yürütülen gayriresmi görüşmelerde İran, nükleer faaliyetlerini sınırlandırması karşılığında bazı yaptırımların hafifletilmesini talep ediyor, ancak Washington bu talepleri şimdilik reddediyor. Taslak kararın IAEA Yönetim Kurulu'nda kabul edilmesi halinde, İran'a karşı yeni yaptırımların önü açılabilir. Öte yandan Rusya ve Çin'in, İran'a karşı herhangi bir yaptırım kararını veto etme olasılığı, sürecin geleceğini belirsiz kılıyor.
Bu gelişme, Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkileyebilir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın nükleer programının bölgesel istikrarı tehdit etmesinden endişe ederken, bir yandan da Tahran ile diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor. İran'ın nükleer programına yönelik uluslararası baskının artması, Körfez ülkelerinin kendi nükleer enerji programlarını hızlandırmasına yol açabilir. Ayrıca, İsrail'in İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi ihtimali de bu gelişmelerle yeniden gündeme gelebilir. ABD'nin IAEA'daki taslak kararı, İran'ın nükleer programının hem diplomatik hem de güvenlik boyutunu ön plana çıkararak, bölgedeki gerilimi bir kez daha tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'ın nükleer programına ilişkin gelişmeleri yakından izliyor. Tahran ile Ankara arasındaki enerji bağımlılığı, sınır güvenliği ve Suriye ile Irak'taki iş birliği, bu konuyu Türkiye için stratejik kılıyor. ABD'nin IAEA'daki baskısının artması, Türkiye'nin İran'a yönelik yaptırımlara katılımını zorlaştırabilir. Kıbrıs'taki doğal gaz arama faaliyetleri ve Doğu Akdeniz'deki gerilimler de göz önüne alındığında, Ankara bu krizde dengeleyici bir rol üstlenmek isteyebilir. Ancak İran'ın nükleer silah üretimine yönelmesi, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarına doğrudan aykırıdır. Dolayısıyla Türkiye, hem yaptırımlardan etkilenmemek hem de bölgesel istikrarı korumak adına, nükleer krizde diplomatik çözümden yana bir duruş sergileyecektir.