ABD'de 'patlayıcı ishal' olarak bilinen siklosporiazis vakaları, Michigan ve New York başta olmak üzere 40 eyalette hızla artıyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) göre, şu ana kadar 5 bin 500'ün üzerinde vaka kaydedildi ve salgın birçok eyalete yayılmış durumda. Siklosporiazis, Cyclospora cayetanensis adlı bir parazitin neden olduğu bağırsak enfeksiyonu olup, genellikle kontamine gıdalar veya sular yoluyla bulaşıyor. Sağlık yetkilileri, halkı hijyen kurallarına dikkat etmeye ve çiğ sebze-meyveleri iyice yıkamaya çağırıyor.
Salgının kaynağı ve belirtileri
Siklosporiazis salgınının kaynağı henüz kesin olarak belirlenememiş olsa da, geçmiş salgınlarda genellikle yurt dışından ithal edilen taze ürünler, özellikle de ahududu, fesleğen ve marul gibi sebze-meyveler sorumlu tutulmuştu. CDC, vakaların çoğunun Mayıs-Ağustos ayları arasında görüldüğünü ve bu dönemin tipik olarak ithal taze ürün tüketiminin arttığı bir dönem olduğunu belirtiyor. Hastalığın belirtileri arasında sulu ishal, karın krampları, şişkinlik, mide bulantısı, yorgunluk ve bazen düşük dereceli ateş yer alıyor. Belirtiler genellikle bulaşmadan bir hafta sonra ortaya çıkıyor ve tedavi edilmezse haftalarca sürebiliyor. Özellikle HIV/AIDS hastaları, organ nakli yapılanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler için hastalık daha ciddi seyredebiliyor.
Salgından etkilenen eyaletler arasında Michigan ve New York başı çekerken, Teksas, Kaliforniya, Florida ve Illinois gibi büyük nüfuslu eyaletlerde de yüzlerce vaka rapor edildi. CDC, eyalet sağlık departmanlarıyla iş birliği içinde salgının kaynağını araştırmaya devam ediyor. Şu ana kadar herhangi bir gıda maddesine karşı geri çağırma işlemi yapılmazken, yetkililer tüketicilere çiğ sebze-meyveleri tüketmeden önce iyice yıkamalarını ve gıdaları uygun sıcaklıkta saklamalarını tavsiye ediyor.
Küresel boyutta bir tehdit
Siklosporiazis sadece ABD'yi değil, dünyanın birçok bölgesini etkileyen bir halk sağlığı sorunudur. Hastalık özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygın olup, gelişmekte olan ülkelerde kontamine su ve gıda yoluyla sıkça görülmektedir. Son yıllarda küresel gıda ticaretinin artmasıyla birlikte, ithal ürünler yoluyla gelişmiş ülkelere de taşınabilmektedir. 2018 yılında Meksika'dan ithal edilen kişniş ve fesleğen nedeniyle ABD'de büyük bir salgın yaşanmış, 2 binden fazla kişi hastalanmıştı. Bu durum, gıda güvenliği standartlarının uluslararası düzeyde iyileştirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında seyahat edenlerin ve çiğ gıda tüketenlerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Hastalığın tedavisinde genellikle antiparaziter ilaçlar kullanılırken, erken teşhis ve tedavinin önemi büyüktür. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gıda kaynaklı hastalıkların küresel yükünü azaltmak için ülkeler arası iş birliğini teşvik etmektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarım ve gıda ihracatı açısından önemli bir ülke olup, gıda güvenliği standartlarına uyum konusunda AB'ye ihracat yaparken sıkı denetimlerden geçmektedir. ABD'deki bu salgın, Türkiye'nin gıda güvenliği politikalarını gözden geçirmesi ve olası ithal ürün kaynaklı salgınlara karşı erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, yurt dışına seyahat eden Türk vatandaşlarının hijyen konusunda bilinçlendirilmesi ve özellikle yaz aylarında kontamine gıda riskine karşı dikkatli olmaları önem taşıyor. Salgının küresel gıda ticaretine etkisi, Türkiye'nin gıda ithalatında alternatif kaynaklar arayışını da gündeme getirebilir.