ABD'de haneler konut, sağlıklı gıda, sağlık hizmetleri ve daha birçok kalemde artan maliyetlerle boğuşurken, en az bir büyük hane harcaması ters yönde ilerliyor: internet hizmeti. Giderek dijitalleşen bir ekonomide genişbant erişimi küçümsenmeyecek bir konu. Federal İletişim Komisyonu (FCC) verilerine göre, sabit genişbant aboneliklerinin ortalama aylık maliyeti son iki yılda yüzde 5 oranında azaldı. Bu düşüş, özellikle düşük gelirli haneler için sunulan devlet destekli Affordable Connectivity Program (Uygun Fiyatlı Bağlantı Programı) ve özel sektör rekabeti sayesinde mümkün oldu. Program, ayda 30 dolara varan indirim sağlayarak milyonlarca ailenin internete erişimini kolaylaştırdı. Ancak programın fonları tükenme noktasına geldiğinde, bu başarı öyküsünün sürüp sürmeyeceği merak konusu.
Genişbant erişimde dönüşüm
ABD'de internet fiyatlarındaki düşüş, sadece devlet yardımlarından değil, aynı zamanda fiber optik ağların yaygınlaşması ve kablolu internet sağlayıcıları arasındaki rekabetten de kaynaklanıyor. FCC Başkanı Jessica Rosenworcel, "Genişbant artık bir lüks değil, bir zorunluluk" diyerek uygun fiyatlı internetin önemini vurguluyor. 2021'de kabul edilen Altyapı Yatırım ve İş Yasası kapsamında 65 milyar dolar genişbant altyapısına ayrıldı. Bu yatırımlar, kırsal ve yetersiz hizmet alan bölgelerde internet erişimini artırdı. Örneğin, Mississippi'de fiber bağlantı sayısı son iki yılda iki katına çıktı. Ancak dijital uçurum hâlâ devam ediyor: Siyah ve Latin kökenli hanelerin yaklaşık yüzde 20'si hâlâ evde genişbant bağlantısına sahip değil.
Küresel boyut: dijital eşitsizlikle mücadele
ABD'deki bu olumlu gelişme, küresel ölçekte dijital eşitsizlikle mücadele açısından bir model teşkil edebilir. Dünya Bankası verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri hâlâ internete erişemiyor. Gelişmekte olan ülkelerde yüksek internet maliyetleri, eğitim, sağlık ve ekonomik fırsatlara erişimi kısıtlıyor. ABD'nin devlet-özel sektör ortaklığı modeli, diğer ülkeler tarafından da inceleniyor. Özellikle Latin Amerika ve Afrika'da benzer programlar hayata geçirilmeye başlandı. Ancak ABD'deki Affordable Connectivity Program'ın finansmanı, Kongre'deki bütçe tartışmaları nedeniyle tehlike altında. Programın sürmemesi halinde, milyonlarca hanenin internet bağlantısı kesilebilir ve son yıllardaki kazanımlar kaybolabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de internet fiyatlarının düşmesi, Türkiye'de de benzer bir modelin uygulanabilirliği açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Türkiye'de de dijital uçurum, özellikle kırsal bölgelerde ve düşük gelirli hanelerde belirgin bir sorun. Türkiye'nin Fiber İnternet Stratejisi kapsamında hedefler var ancak ABD örneğindeki gibi doğrudan hane halkına sübvansiyon sağlayan bir program bulunmuyor. Eğer Türkiye, ABD'nin Affordable Connectivity Program'ına benzer bir modeli hayata geçirirse, hem eğitimde fırsat eşitliği hem de dijital ekonomiye katılım açısından olumlu sonuçlar alabilir. Ayrıca, küresel tedarik zinciri ve teknoloji transferi bağlamında ABD pazarındaki fiyat düşüşü, Türkiye'nin internet altyapı yatırımlarında maliyet avantajı sağlayabilir.