ABD’de 4 Temmuz Bağımsımsızlık Günü kutlamaları, birçok eyalette etkili olan aşırı kuraklık ve orman yangınları nedeniyle gölgeleniyor. Yetkililer, yangın riskini azaltmak amacıyla havai fişek kullanımına sınırlamalar getirirken, bazı şehirlerde geleneksel gösteriler tamamen iptal edildi. Özellikle batı eyaletlerinde termometrelerin 40 derecenin üzerine çıkması ve nem oranının düşmesi, kıvılcımların büyük yangınlara dönüşme ihtimalini artırıyor. Ulusal Hava Durumu Servisi, ülke genelinde 30 milyondan fazla kişi için aşırı sıcak uyarısı yaparken, orman yangınlarıyla mücadele ekipleri de teyakkuza geçmiş durumda.
Yangın riski ve havai fişek yasağı
Kaliforniya, Oregon, Washington, Arizona ve New Mexico gibi eyaletlerde valilikler, orman yangını sezonunun erken başlaması nedeniyle havai fişek satışını ve kullanımını yasakladı. Geçtiğimiz yıl yaşanan rekor yangınların ardından bu yıl da benzer bir felaketle karşılaşmak istemeyen yetkililer, özellikle kırsal alanlarda ve ormanlık bölgelerde sıkı denetim uyguluyor. Colorado’da geçen hafta çıkan ve 10 bin dönümden fazla alanı küle çeviren yangının, izinsiz havai fişek kullanımından kaynaklandığı belirlenmişti. Bu olay, birçok belediyeyi kutlamaları iptal etmeye veya daha kontrollü alternatifler aramaya itti. Las Vegas’ta geleneksel havai fişek gösterisi iptal edilirken, yerine drone ve lazer şovları planlanıyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığına dikkat çekiyor. ABD’nin batı yarısında son beş yıldır devam eden mega kuraklık, toprağı ve bitki örtüsünü yangına karşı son derece hassas hale getirdi. Ulusal Yangın Merkezi, bu yıl ocak-haziran döneminde çıkan yangın sayısının geçen yıla göre yüzde 30 arttığını açıkladı. Bu durum, itfaiye ekiplerinin kaynaklarını zorlarken, federal hükümet de ek bütçe tahsisi için Kongre’ye başvurdu.
Küresel iklim krizinin yansımaları
ABD’deki yangın tehdidi, küresel iklim krizinin en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünya genelinde sıcaklık rekorlarının kırıldığı bu dönemde, Kanada’da da benzer şekilde erken başlayan yangın sezonu, ülkenin kuzeyindeki tundraları tehdit ediyor. Avrupa’da ise Akdeniz ülkeleri, İspanya, İtalya ve Yunanistan, yaz aylarında sık sık orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Bilim insanları, sera gazı emisyonlarının azaltılmaması durumunda bu tür felaketlerin her yıl daha da yaygınlaşacağı konusunda uyarıyor. ABD’de Biden yönetimi, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarını artırırken, yangın önleme ve müdahale bütçesini de ikiye katladı. Ancak uzmanlar, mevcut önlemlerin yetersiz olduğunu ve yapısal reformlar gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de yaşanan bu gelişmeler, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde son yıllarda sıklaşan orman yangınlarıyla mücadele ediyor. 2021 yazında yaşanan ve 100 binden fazla hektar alanı kül eden yangınlar, iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkisini gözler önüne sermişti. ABD’de alınan önlemler, Türkiye’nin yangınla mücadele stratejisini gözden geçirmesi gerektiğine işaret ediyor. Özellikle yerel yönetimlerin yangın riski yüksek bölgelerde havai fişek gibi faaliyetleri denetlemesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve uluslararası işbirliğinin artırılması kritik önem taşıyor. Türkiye, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak hem ekonomik hem de çevresel fayda sağlayabilir.