ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın doğum yoluyla vatandaşlık hakkını sınırlandıran başkanlık kararnamesini oybirliğiyle bloke etti. Mahkeme, 8 yargıcın tamamının katılımıyla aldığı kararda, söz konusu kararnamenin uygulanmasının durdurulmasına hükmetti. Bu karar, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarına yönelik en sert yargısal müdahalelerden biri olarak değerlendiriliyor. Karar, ABD’de doğan herkesin otomatik olarak vatandaşlık kazanmasını öngören 14. Anayasa Değişikliği’ne dayanan bir geleneği koruyor.
Trump’ın kararnamesi ve hukuki süreç
Başkan Trump, 2025 yılı başında imzaladığı başkanlık kararnamesiyle, ABD’de yasadışı yollarla bulunan veya geçici vizeyle kalan ebeveynlerin çocuklarına doğumla vatandaşlık verilmesini engellemeyi hedeflemişti. Kararnamede, bu çocukların federal hükümet tarafından tanınmayacağı ve pasaport veya sosyal güvenlik numarası alamayacağı belirtilmişti. Trump, bu adımıyla “sınır güvenliğini sağlamayı” ve “doğum turizmini” durdurmayı amaçladığını açıklamıştı.
Kararnameye karşı kısa sürede 22 eyalet, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve göçmen hakları dernekleri dava açtı. Alt mahkemeler, kararnamenin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle uygulamasını durdurmuştu. Yüksek Mahkeme’nin nihai kararı ise bu alt mahkeme kararlarını onayladı. Mahkeme, kararnamenin yürürlüğe girmesi halinde “telafisi güç zararlar” doğacağını vurguladı.
Küresel boyut ve iç siyasette yansımalar
ABD, dünyada doğum yoluyla vatandaşlık tanıyan 33 ülkeden biri. Karar, uluslararası alanda da dikkatle izleniyor. Birleşmiş Milletler ve birçok insan hakları örgütü, kararnameyi “çocuk haklarına saldırı” olarak nitelendirmişti. Yüksek Mahkeme’nin kararı, Trump’ın göçmenlik politikalarına karşı duran Demokratlar ve sivil toplum tarafından memnuniyetle karşılandı. Cumhuriyetçiler ise kararı “yargısal aktivizm” olarak eleştirdi. Kararın, 2026 ara seçimlerinde önemli bir kampanya malzemesi olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de, ABD’de yaşayan Türk toplumu ve çifte vatandaşlar için önem taşıyor. ABD’de doğan Türk vatandaşı çocuklarının vatandaşlık hakları bu kararla korunmuş oldu. Ayrıca, karar ABD Yüksek Mahkemesi’nin başkanlık yetkilerini sınırlama konusundaki tutumunu teyit ediyor; bu da uluslararası hukuk açısından emsal niteliği taşıyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi konulara atıfta bulunurken bu kararı referans gösterebilir.