Üç yıl önce Washington, Çin'in teknolojik yükselişini durdurmak için tarihin en kapsamlı yarı iletken ambargosunu başlattı. Ancak bu hamle, beklenenin aksine Pekin'i kendi çiplerini üretmeye itti ve Amerikan teknoloji devlerini küresel pazarda kayıplara uğrattı. Eski bir Çin atasözünün dediği gibi: "İntikam oku atarsan, iki mezar kaz." Şimdi ABD, kendi kazdığı kuyuya düşmüş durumda.
Ambargonun kısa tarihi: Yaptırımlar nasıl ters tepti?
2022'de ABD, Çin'in çip üretimini hedef alan bir dizi kısıtlama duyurdu. Huawei ve SMIC gibi şirketlere gelişmiş çip teknolojilerinin satışını yasakladı. Amaç, Çin'in askeri ve yapay zeka alanındaki ilerlemesini yavaşlatmaktı. Ancak Pekin, bu yaptırımları kendi teknolojik bağımsızlığı için bir fırsata çevirdi. Devlet teşvikleriyle yerli çip üretimine milyarlarca dolar akıttı. Sonuç: Çin, sadece iki yıl içinde 28 nanometre çip üretiminde kendine yeter hale geldi ve daha gelişmiş düğümlerde de atılım yaptı.
American Enterprise Institute analisti Derek Scissors, "ABD'nin ambargosu, Çin'in kendi çiplerini geliştirmesi için en büyük motivasyon oldu. Şimdi Çin, daha düşük maliyetle üretim yaparak dünya pazarında ABD'li rakiplerini sıkıştırıyor" diyor. Gerçekten de, Çin'in çip ihracatı 2024'te %35 arttı.
Küresel boyut: Çin'in alternatif tedarik zinciri
ABD'nin baskısı, Çin'i Rusya ve İran ile teknoloji ticaretini derinleştirmeye itti. Ayrıca Güneydoğu Asya'da Malezya ve Vietnam gibi ülkelerde yeni üretim üsleri kurdu. Bu durum, ABD'nin Çin'i izole etme çabalarını baltalarken, küresel çip tedarik zincirinde Çin'in rolünü artırdı.
Öte yandan, Amerikalı teknoloji şirketleri gelir kaybı yaşıyor. NVIDIA ve Qualcomm, Çin pazarındaki daralmayı telafi etmekte zorlanıyor. Birçok firma, Çinli şirketlere çip satmak için lisans almak üzere Washington'a başvuruyor. Ancak bürokratik engeller yüzünden bu lisanslar gecikiyor veya reddediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin yarı iletken savaşı, Türkiye'nin teknoloji ithalatını ve yerli üretim hedeflerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, çip tedarikinde büyük ölçüde dışa bağımlı; bu gerilim arz darboğazlarına yol açabilir. Ayrıca Çin'in bağımsız çip üretimi, Türkiye'nin Çin'den daha uygun fiyatlı çip almasını sağlayabilir. Ancak Ankara, teknolojik bağımlılığı azaltmak için kendi çip ekosistemini oluşturma çabalarını hızlandırmalıdır. Bölgesel olarak, bu rekabet Türkiye'nin hem ABD hem de Çin ile dengeli bir dış politika izlemesini zorunlu kılıyor.