Yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, ABD'de yapay zeka (YZ) teknolojilerine yönelik daha sıkı düzenlemeler konusunda hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi seçmenler arasında güçlü bir mutabakat olduğunu ortaya koydu. Yapay Zeka Politika Enstitüsü (AIPI) tarafından gerçekleştirilen ankete göre, katılımcıların yüzde 68'i hükümetin "en gelişmiş yapay zeka modelleri için piyasaya sürülmeden önce resmi bir inceleme süreci" oluşturmasını destekliyor. Bu oran, partiler arası ayrımın derin olduğu günümüz ABD siyasetinde dikkat çekici bir birliktelik olarak yorumlanıyor.
Anketin ayrıntıları
Ağustos 2024'te 2.100'den fazla kayıtlı seçmenle çevrimiçi olarak yapılan anket, yapay zeka düzenlemesine verilen desteğin siyasi yelpazenin her iki tarafında da yüksek olduğunu gösteriyor. Demokrat seçmenlerin yüzde 72'si, Cumhuriyetçi seçmenlerin ise yüzde 64'ü zorunlu ön inceleme sürecini destekliyor. Ankette ayrıca katılımcıların yüzde 82'si yapay zekanın yanlış bilgi yayma potansiyeli konusunda endişe duyduğunu ifade ederken, yüzde 77'si YZ'nin ulusal güvenlik üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini düşünüyor. Bu veriler, ABD'de yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte toplumsal kaygıların da arttığını gözler önüne seriyor.
Ankette öne çıkan bir diğer bulgu ise, ABD Kongresi'nin yapay zeka konusunda henüz kapsamlı bir yasama çalışması başlatmamış olmasına rağmen, seçmenlerin büyük çoğunluğunun harekete geçilmesini istemesi. Katılımcıların yüzde 73'ü ABD hükümetinin yapay zeka alanında daha etkin düzenlemeler yapması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, bu kamuoyu baskısının Kongre'deki yasama sürecini hızlandırabileceğini öngörüyor.
Küresel ve bölgesel boyut
ABD'deki bu gelişme, yapay zeka düzenlemeleri konusunda küresel bir trendin parçası olarak değerlendirilebilir. Avrupa Birliği, 2023'te kabul ettiği Yapay Zeka Yasası (AI Act) ile bu alanda öncü rol üstlenirken, Çin de benzer şekilde yapay zeka modellerini denetleyen yönetmelikler yürürlüğe koydu. ABD'deki iki partili destek, ülkenin bu alanda geri kalmama isteğini yansıtıyor. Ancak, düzenlemelerin inovasyonu engelleyebileceği endişesi de gündemde; teknoloji şirketleri, aşırı kısıtlayıcı kuralların ABD'nin yapay zeka alanındaki liderliğini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Ankette dikkat çeken bir diğer nokta, seçmenlerin yüzde 54'ünün yapay zekanın kendi işlerini olumsuz etkileyeceğinden endişe etmesi. Bu oran, yapay zekanın işgücü piyasası üzerindeki potansiyel etkilerine dair toplumsal kaygıların yüksek olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, ABD'de eğitimden sağlığa kadar birçok sektörde yapay zeka uygulamalarının yaygınlaştığını ve bu dönüşümün işsizlik oranlarını artırabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yapay zeka düzenlemelerine yönelik iki partili destek, küresel teknoloji politikalarında belirleyici bir rol oynayabilir. Türkiye, yerli yapay zeka girişimlerini desteklerken, uluslararası standartlara uyum sağlamak zorunda kalacaktır. ABD ve AB'nin düzenleyici çerçeveleri, Türkiye'nin ihracat potansiyelini ve teknoloji transferini etkileyebilir. Ayrıca, NATO müttefiki olarak Türkiye, yapay zekanın askeri alanda kullanımına dair ortak normların oluşturulması sürecinde yer almalıdır. Sonuç olarak, bu gelişme Türkiye'nin teknoloji politikalarını şekillendirirken dikkate alması gereken önemli bir küresel eğilimi yansıtmaktadır.