Associated Press'in ihbarcı ifadelerine dayandırdığı çarpıcı haberine göre, ABD Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) ajanları, New Mexico sokaklarına büyük miktarda ölümcül fentanil hapının sızmasına izin vererek yasayı çiğnemiş ve kamu güvenliğini riske atmış olabilir. İddialar, DEA'nın daha büyük bir uyuşturucu kaçakçılığı operasyonunu çökertmek umuduyla, fentanil sevkiyatlarını durdurmak yerine 'oturup izlediğini' gösteriyor.
Arka plan: İhbarcı iddiaları ve hukuki süreç
Habere göre, DEA'nın Albuquerque ofisinde çalışan bir ajan, 2021 yılında Meksika'dan New Mexico'ya büyük miktarda fentanil hapının girişine izin verildiğini iddia ediyor. İhbarcı, ajanların sevkiyatı ele geçirmek yerine, daha büyük bir kartele ulaşmak için kuryeleri serbest bıraktığını öne sürüyor. Bu süreçte, 1.5 milyondan fazla fentanil hapının sokaklara karıştığı tahmin ediliyor. DEA ise iddiaları 'asılsız' olarak nitelendirirken, konuyla ilgili iç soruşturma başlatıldığı bildiriliyor.
Olay, ABD'de opioid kriziyle mücadele eden bir dönemde yaşanıyor. Fentanil, morfinden 50 kat daha güçlü sentetik bir opioid olup, aşırı doz ölümlerinin başlıca nedenlerinden biri. ABD'de 2023'te 100.000'den fazla kişi aşırı dozdan hayatını kaybetti ve bunların büyük çoğunluğunda fentanil rol oynadı. New Mexico, özellikle Albuquerque, uyuşturucu kaçakçılığında kritik bir geçiş noktası olarak biliniyor.
DEA'nın 'gözetim operasyonu' olarak adlandırdığı bu taktik, daha büyük balık avlamak amacıyla küçük sevkiyatlara izin vermeyi içeriyor. Ancak ihbarcı, bu operasyonun kontrolü kaybettiğini ve ajanların gelen fentanilin büyüklüğünü hafife aldığını iddia ediyor. Olayla ilgili olarak ABD Adalet Bakanlığı'nın da devreye girdiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Fentanil ticareti ve Meksika bağlantısı
Bu skandal, ABD-Meksika sınırında uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelenin ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Sinaloa Karteli ve Jalisco Yeni Nesil Karteli gibi Meksikalı karteller, fentanil üretiminde başı çekiyor. ABD'deki ölümlerin büyük kısmı, bu kartellerin ürettiği fentanilin sınır ötesi akışından kaynaklanıyor. Ancak DEA gibi kurumların, operasyonel hedefler uğruna kamu güvenliğini ikinci plana atması, halkın bu kurumlara olan güvenini zedeliyor.
Öte yandan, ABD Kongresi'nde DEA'nın bu tür uygulamalarına karşı denetimin artırılması çağrıları yükseliyor. Bazı senatörler, kurumun 'kartellerle işbirliği' yaptığı yönündeki suçlamaları araştırmak için soruşturma başlatılmasını talep ediyor. Olay, sadece ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda Meksika ile ilişkileri de etkileyebilir; çünkü Meksika hükümeti, sınırın her iki tarafında da uyuşturucu akışını durdurmak için işbirliği yapıldığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu skandal, küresel uyuşturucu ticaretiyle mücadelede istihbarat ve kolluk kuvvetlerinin etik sınırlarını sorgulatıyor. Türkiye, özellikle Afganistan ve İran üzerinden gelen eroin ile Balkan rotası üzerinden Avrupa'ya yönelen sentetik uyuşturucu akışında kritik bir transit ülke konumunda. DEA benzeri uygulamalar, Türkiye'nin kolluk birimlerinin de büyük operasyonlar uğruna küçük çaplı sevkiyatlara göz yumup yummadığı sorusunu akla getiriyor. Şeffaflık ve hesap verebilirlik, uluslararası uyuşturucuyla mücadelede sürdürülebilir başarı için elzemdir. Türkiye, bu tür skandallardan ders çıkararak kendi operasyonel tedbirlerini gözden geçirmelidir.