ABD'de toptan eşya fiyatları Mayıs ayında yüzde 1,1 artarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. İşgücü İstatistikleri Bürosu'nun (BLS) yayımladığı verilere göre, ekonomistler Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) yüzde 0,7 artacağını öngörüyordu. Yıllık bazda ÜFE yüzde 6,8'den yüzde 8,2'ye yükseldi. Bu veri, enflasyonist baskıların hala devam ettiğini ve Fed'in faiz indirimine gitme konusunda daha temkinli davranması gerektiğini işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
ÜFE, mal ve hizmet üreticilerinin sattığı ürünlerin fiyatlarındaki değişimi ölçüyor ve tüketici enflasyonu için öncü gösterge olarak kabul ediliyor. Mayıs ayındaki artışın büyük kısmı, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı. Gıda fiyatları yüzde 4,1, enerji fiyatları ise yüzde 8,4 arttı. Benzin fiyatlarındaki yüzde 14,3'lük sıçrama enerji kalemindeki artışı tetikledi. Gıda ve enerjiyi dışarıda bırakan çekirdek ÜFE ise aylık bazda yüzde 0,8 artış gösterdi; bu da analistlerin yüzde 0,4'lük tahmininin oldukça üzerinde. Yıllık çekirdek ÜFE yüzde 5,3'ten yüzde 6,1'e çıktı.
Hizmet sektörü fiyatları da yüzde 0,6 artarak genel endeks üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu. Özellikle toptan ticaret marjları, ulaşım ve depolama hizmetleri ile sağlık hizmetleri fiyatlarındaki artışlar öne çıktı. Bu veriler, tedarik zinciri sorunlarının ve işgücü maliyetlerindeki artışın fiyatlara yansımaya devam ettiğini gösteriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD enflasyon verileri küresel piyasalar üzerinde doğrudan etkili. ÜFE beklentileri aşınca, dolar endeksi yükseldi, ABD tahvil faizleri arttı ve vadeli işlemlerde hisse senedi endeksleri geriledi. Yatırımcılar, Fed'in önümüzdeki toplantılarda faiz artırımına devam edeceği veya yüksek faizi daha uzun süre koruyacağı yönünde fiyatlama yapmaya başladı. Swap piyasaları, Fed'in bu yıl faiz indirme ihtimalini azalttı. Avrupa ve Asya borsaları da ABD verilerinin ardından satış baskısı altına girdi. Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı riski arttı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de üretici enflasyonunun beklenenden yüksek gelmesi, küresel risk iştahını azaltarak gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına yol açabilir. Bu durum Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açık sorunu yaşayan ekonomiler için olumsuz bir dış şok anlamına geliyor. Dolar/TL kurunda yukarı yönlü baskı oluşabilir, Türkiye'nin ithalat faturası artabilir ve enflasyonla mücadele daha da zorlaşabilir. Ayrıca Fed'in sıkılaşma adımları nedeniyle Türkiye'nin dış borçlanma maliyetleri yükselebilir.