ABD'nin Donald Trump dönemindeki göçmenlik baskısı kapsamında üçüncü bir ülkeye sınır dışı ettiği Laos vatandaşı Phone Chomsavanh, eSwatini'deki yüksek güvenlikli cezaevinde 14 aydan fazla tutulduktan sonra pazar günü serbest bırakıldı. Avukatının açıklamasına göre, Chomsavanh beş göçmenden biriydi ve ABD'den sınır dışı edilerek Afrika ülkesine gönderilmişti.
Sınır Dışı Kararı ve Hapis Süreci
Phone Chomsavanh'ın hikâyesi, ABD'nin göçmenlik politikalarının sertleştiği bir dönemde, ülkeye yasal yollardan girmiş ancak suç işlemiş kişilerin üçüncü ülkelere sınır dışı edilmesi uygulamasının bir örneği. Trump yönetimi sırasında, ABD vatandaşı olmayan ve sınır dışı edilmesi gereken kişilerin, kendi ülkeleri yerine başka ülkelere gönderilmesi yaygınlaştı. Bu kapsamda Laos, Kamboçya gibi ülkelerden gelen göçmenler için eSwatini gibi Afrika ülkeleriyle anlaşmalar yapıldı.
Chomsavanh'ın avukatı, müvekkilinin eSwatini'deki bir cezaevinde tutulduğunu ve bu sürenin 14 ayı aştığını belirtti. Serbest bırakılma kararı, uluslararası insan hakları örgütlerinin ve avukatların uzun süredir yürüttüğü hukuki mücadele sonucunda alındı. Chomsavanh'ın durumu, ABD'nin göçmenlik politikalarının uluslararası hukuk ve insan hakları açısından tartışmalı yönlerini gözler önüne seriyor.
Üçüncü Ülkeye Sınır Dışı Uygulaması ve Küresel Yankıları
ABD'nin üçüncü ülkeye sınır dışı etme politikası, özellikle Trump döneminde hız kazandı. Bu politika, sınır dışı edilecek kişilerin kendi ülkelerine gönderilmesinin mümkün olmadığı veya bu ülkelerin kişileri kabul etmediği durumlarda devreye giriyor. Ancak bu uygulama, söz konusu kişilerin hukuki güvencelerden yoksun bırakılması, keyfi tutuklamalar ve kötü muamele riski nedeniyle eleştiriliyor.
eSwatini (eski adıyla Svaziland), Güney Afrika'da küçük bir krallık. Ülke, ABD ile yaptığı anlaşma çerçevesinde bazı göçmenleri kabul etmişti. Chomsavanh'ın serbest bırakılması, bu tür anlaşmaların insan hakları boyutunu yeniden gündeme getirdi. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, üçüncü ülkeye sınır dışı uygulamalarının uluslararası hukuka aykırı olabileceğini savunuyor.
Chomsavanh'ın avukatı, müvekkilinin serbest bırakılmasının ardından nereye gideceği konusunda belirsizlik olduğunu söyledi. Laos vatandaşı olan Chomsavanh'ın ülkesine dönüp dönmeyeceği veya başka bir ülkede ikamet izni alıp alamayacağı henüz netleşmedi. Bu durum, sınır dışı edilen kişilerin akıbeti konusundaki belirsizlikleri artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin üçüncü ülkeye sınır dışı politikası, Türkiye'nin göç ve mülteci politikaları açısından dolaylı da olsa önemli dersler içeriyor. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere geniş bir göçmen nüfusa ev sahipliği yapıyor ve zaman zaman benzer tartışmalarla karşılaşıyor. Uluslararası hukuka uygun, insan haklarına saygılı sınır dışı uygulamaları, Türkiye'nin uluslararası itibarı ve göç yönetimi açısından kritik. Ayrıca, ABD'nin bu tür uygulamaları, NATO müttefiki olarak Türkiye ile ABD arasındaki göç politikaları diyaloğunu etkileyebilir. Türkiye, göç konusunda hem kaynak hem transit hem de hedef ülke konumunda olduğundan, bu tür gelişmeleri yakından takip etmeli ve insan hakları temelli bir yaklaşım benimsemeli.