ABD Temsilciler Meclisi, 22 Temmuz'da 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetki Yasası (NDAA) ile birlikte, Pentagon'a 60 milyar dolar ek kaynak sağlayan bir uzlaşı paketini kabul etti. Ancak her iki düzenlemenin Senato'dan geçip geçmeyeceği şu an için belirsizliğini koruyor. Söz konusu paket, savunma bütçesinin yanı sıra askeri personel maaşları, silah sistemleri modernizasyonu ve Pasifik'teki caydırıcılık hamleleri gibi kritik başlıkları içeriyor.
Uzlaşı Paketinin Detayları ve İçeriği
Mecliste çoğunluk oyuyla geçen NDAA, 2027 yılı için savunma politikalarını belirlerken, beraberindeki uzlaşı paketi (reconciliation package) bütçe disiplininden muaf olarak doğrudan harcama yetkisi tanıyor. Pakette, Pasifik'te Çin'e karşı caydırıcılık için yeni füze bataryaları, denizaltı inşa programları ve Hint-Pasifik bölgesinde lojistik altyapı yatırımları yer alıyor. Ayrıca Ukrayna'ya askeri yardım ve İsrail'in hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi için de belirli bir fon ayrıldığı belirtiliyor. Ancak bu kalemlerin Senato'da aynı şekilde kabul edilip edilmeyeceği, özellikle Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki bütçe ve öncelik tartışmalarına bağlı.
NDAA'nın kabulü, ABD savunma politikasının yıllık rutin bir parçası olsa da, bu yılki pakete eşlik eden 60 milyar dolarlık uzlaşı paketi, Kongre içinde alışılmadık bir yöntemle geçirilmeye çalışılıyor. Uzlaşı paketleri genelde sağlık, vergi veya sosyal harcamalar gibi alanlarda kullanılırken, savunma harcamalarının bu yolla geçirilmesi, Senato'daki prosedürel engelleri aşmayı hedefliyor. Ancak bazı muhafazakar Cumhuriyetçiler, bu yöntemin bütçe disiplinini zayıflattığını savunarak itiraz ediyor.
Senato Süreci ve Bölgesel Etkileri
Senato'nun ağustos ayı tatile girmeden önce paketi ele alması beklenmiyor. Eylül ayında yoğun bir takvime girilmesi, savunma harcamalarının 2028 mali yılına sarkması riskini doğuruyor. Özellikle Çin'in Tayvan çevresindeki askeri faaliyetleri ve Kuzey Kore'nin balistik füze denemeleri, ABD'nin Pasifik'teki taahhütlerini sorgulatıyor. Aynı şekilde Avrupa'da Ukrayna savaşının uzaması, NATO müttefiklerinden ABD'nin askeri yardımları sürdürme konusunda net sinyaller vermesini bekliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, kararlılık mesajı verse de, Kongre'deki belirsizlik bu sinyalleri zayıflatabilir.
Paket aynı zamanda Hint-Pasifik bölgesinde yeni üs anlaşmaları ve Filipinler, Japonya, Avustralya ile ortak tatbikatları finanse ediyor. Bu, Çin'in bölgedeki faaliyetlerini dengelemeye yönelik bir adım olarak görülüyor. Öte yandan Senato'daki Demokratların bir kısmı, bu tür harcamaların iklim değişikliği ve sağlık gibi iç politika önceliklerinden kaynak ayırdığı gerekçesiyle çekimser kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye açısından dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. ABD'nin savunma bütçesindeki artış ve özellikle Ukrayna'ya yönelik yardımların süreceği sinyali, Türkiye'nin Karadeniz güvenliği ve Rusya ile ilişkilerini etkileyebilir. Paketteki Pasifik odaklı harcamalar, ABD'nin Avrupa ve Orta Doğu'daki askeri varlığını ikinci plana atması riskini taşıyor; bu durumda Türkiye, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda kalabilir. Ayrıca, F-16 modernizasyonu ve S-400 krizinin çözümüne dair dolaylı etkileri olabileceği değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde Senato süreci ve yıl sonu bütçe anlaşmaları, Türkiye-ABD savunma iş birliğinin seyrini belirleyecek unsurlar arasında.