ABD Sosyal Güvenlik Kurumu mütevelli heyetinin yayımladığı son rapor, ülkenin en önemli sosyal yardım programının 2032 yılı sonunda ciddi bir finansman açığıyla karşı karşıya kalacağını ortaya koydu. Bu gelişme üzerine iki Demokrat ve iki Cumhuriyetçi olmak üzere dört kıdemli senatör, Kongre'ye programın sürdürülebilirliğini sağlamak için 'zorlu' tartışmalara girmesi çağrısında bulundu. Senatörler, konuyu siyasi polemiklere kurban etmeden yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı ve rakamlar
Mütevelli heyetinin raporuna göre, Sosyal Güvenlik'in ana fonu olan Yaşlılık ve Hayatta Kalanlar Sigortası (OASI) 2032 yılı itibarıyla mevcut ödeme taahhütlerini karşılayamaz hale gelecek. Bu tarihten sonra programa yapılan katkılar, sadece ödenmesi gereken yardımların yaklaşık yüzde 80'ini karşılayabilecek. Raporda ayrıca Maluliyet Sigortası (DI) fonunun da 2048 yılına kadar tükenme riski taşıdığı belirtildi. İki programın birleşik fon rezervlerinin ise 2035 yılında tükenmesi bekleniyor.
Bu tablo, özellikle emeklilik yaşına yaklaşan baby boomer kuşağının artan talepleri ve düşen doğum oranları nedeniyle sisteme giren katkı paylarının azalmasıyla daha da kritik hale geliyor. Dört senatör – Demokratlardan Bernie Sanders ve Elizabeth Warren ile Cumhuriyetçilerden Bill Cassidy ve Mitt Romney – ortak bir mektup kaleme alarak Sosyal Güvenlik'in finansal sağlamlığını yeniden tesis etmek için 'acil ve kararlı' adımlar atılmasını istedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Sosyal Güvenlik, ABD'de yaklaşık 70 milyon kişiye aylık ödeme yapıyor ve bu ödemeler milyonlarca yaşlının tek gelir kaynağı konumunda. Programın iflası, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel finans piyasalarını da derinden etkileyebilecek bir potansiyele sahip. Çünkü ABD hükümet borçlanma senetlerinin büyük bölümü Sosyal Güvenlik fonları tarafından tutuluyor; fonların tükenmesi, ABD'nin borçlanma kapasitesine ve doların istikrarına yönelik endişeleri artırabilir.
Senatörler, çözüm için emeklilik yaşının yükseltilmesi, vergi matrahının genişletilmesi veya sosyal güvenlik vergi oranının artırılması gibi seçenekleri masaya yatırmaya hazır olduklarını belirtti. Ancak bu önlemlerin hiçbirinin siyasi olarak popüler olmadığını ve Kongre'nin seçim yılında bu konuyu ele almasının zor olduğunu kabul ediyorlar. Yine de, sorunun ertelenemeyecek kadar büyük olduğu uyarısında bulunuyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki Sosyal Güvenlik krizi, Türkiye gibi kendi sosyal güvenlik sisteminde benzer kırılganlıklar yaşayan ülkeler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de yaşlı nüfus oranı artarken, SGK'nın uzun vadeli sürdürülebilirliği tartışma konusu. ABD'nin uygulayacağı emeklilik yaşı artışı veya prim artışları gibi reformlar, Türkiye'deki benzer adımlar için de emsal teşkil edebilir. Ayrıca, ABD ekonomisinde yaşanacak bir istikrarsızlık, dolar bazlı varlıkların değer kaybı yoluyla Türkiye'nin dış ticaretine ve mali piyasalarına da doğrudan yansıyabilir. Bu nedenle ABD'deki gelişmeler, Türkiye açısından yakından izlenmesi gereken bir konu.