Bu hafta birçok Afrika ülkesi, Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu'nun (AUSSOM) geleceğini görüşmek üzere Uganda'nın başkenti Kampala'da bir araya geliyor. Toplantı, ABD'nin yıl sonunda El Şebab'a karşı mücadele eden misyona sağladığı fonu çekeceğini açıklamasının ardından geldi. Bu gelişme, Somali'deki güvenlik mimarisinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Gelişmenin Arka Planı
Afrika Birliği'nin Somali'deki misyonu, 2007 yılında AMISOM adıyla başlatılmış, ardından ATMIS ve geçtiğimiz yıl AUSSOM'a dönüştürülmüştü. Misyonun temel amacı, El Kaide bağlantılı El Şebab militanlarının etkisini kırmak ve Somali hükümetine istikrar sağlamada yardımcı olmaktı. Ancak ABD'nin fon kesintisi kararı, misyonun operasyonel kapasitesini doğrudan tehdit ediyor.
ABD, misyonun finansmanında en büyük paya sahip ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Washington'un bu kararı, uzun süredir devam eden mali baskılar ve Somali'deki askeri varlığını azaltma arzusunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD yönetimi, Afrika Birliği misyonlarının sürdürülebilirliği yerine Somali güvenlik güçlerinin kendi kapasitelerini artırmaya öncelik verdiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Somali'deki istikrarsızlık, yalnızca bu ülkeyi değil, tüm Afrika Boynuzu'nu etkileyen bir güvenlik sorunu olarak kabul ediliyor. El Şebab'ın saldırıları, özellikle komşu Kenya ve Etiyopya'ya da sıçrayabiliyor. Bu nedenle AUSSOM'un geleceği, bölgesel güvenlik açısından kritik önem taşıyor.
Kampala'daki zirvede, misyonun finansman açığının nasıl kapatılacağı ve operasyonel yapısının nasıl yeniden düzenleneceği masaya yatırılıyor. Bazı Afrika ülkeleri, Birleşmiş Milletler Barış Operasyonları bütçesinden daha fazla pay verilmesini talep ediyor. Diğer yandan Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin de ikili anlaşmalarla Somali'ye askeri destek sağladığı biliniyor.
Uzmanlar, ABD'nin çekilmesinin ardından misyonun tamamen çökmesi halinde El Şebab'ın yeniden güç kazanabileceği ve bölgesel istikrarın daha da bozulabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, bu durum Afrika Birliği'nin kendi güvenlik yapılarını finanse etme kapasitesine ilişkin küresel tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali'deki askeri varlığı ve eğitim programlarıyla AUSSOM'un önemli bir ortağı durumunda. Ankara, Somali'nin güvenliğine ve istikrarına yönelik desteğini sürdürürken, ABD'nin fon kesintisinin yaratacağı boşluğu kapatmak için bölgesel aktörlerle iş birliği arayışına girebilir. Bu durum, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki nüfuzunu artırma fırsatı sunarken, aynı zamanda Türkiye'nin bölgedeki angajmanının maliyetini de yükseltebilir. Türk yapımı savunma ürünleri ve askeri eğitim programları, Somali ordusunun kapasitesini geliştirmede alternatif bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak bu gelişme, Türkiye'nin Afrika'daki güvenlik politikalarını gözden geçirmesini ve olası yeni sorumluluklar üstlenmesini gerektirebilir.