ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Donanma kuvvetlerinde amiralliğe terfi edecek subay listesinde köklü bir değişikliğe giderek tüm kadınları ve bazı siyahi subayları listeden çıkardı. Yeni liste, tamamı erkeklerden ve ezici çoğunluğu beyazlardan oluşan bir terfi havuzu sunuyor. Karar, Başkan Donald Trump yönetiminin ordudaki çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarını sistematik olarak geri çevirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Pentagon kaynaklarına göre, Savunma Bakanı Hegseth, Ordu ve Hava Kuvvetleri'ndeki benzer müdahalelerinin ardından bu kez Donanma'nın amiral terfi listesini hedef aldı. İddiaya göre, Hegseth, listeyi inceleyerek “çeşitlilik kotası” olarak gördüğü isimleri tek tek çıkardı. Karardan en çok kadın subaylar etkilenirken, bazı siyahi erkek subayların da listeden çıkarıldığı belirtiliyor.
Hegseth'in bu hamlesi, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (DEI) politikalarını hedef alan Trump yönetiminin son adımı. Hegseth daha önce de ordunun “uyanık” (woke) politikalardan arındırılması gerektiğini savunmuş, bu kapsamda cinsiyet ve ırk temelli kotaların kaldırılması talimatını vermişti.
Donanma içinden gelen tepkiler ise sert old. Emekli bir amiral, “Bu, liyakat sistemine vurulmuş bir darbedir. Kadın ve azınlık subayların savaş alanında kanıtlanmış başarıları var” dedi. Pentagon sözcüsü ise “Savunma Bakanı, her subayın liyakat ve yetkinlik temelinde değerlendirilmesini istiyor. Bu liste de bu ilkeyi yansıtıyor” açıklamasını yaptı.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD Donanması'ndaki bu değişiklik, özellikle NATO ve Hint-Pasifik bölgesindeki müttefikler arasında endişeyle karşılanıyor. Donanma, küresel deniz güvenliğinin belkemiğini oluştururken, terfi sistemindeki bu tür bir müdahale, ordunun profesyonelliği ve kurumsal hafızasına yönelik bir tehdit olarak görülüyor.
ABD ordusunda 1990'lardan bu yana uygulanan çeşitlilik politikaları, özellikle kadınların savaş rollerinde yer almasına olanak sağlamıştı. 2020'de Donanma'da ilk kadın amiralin atanmasıyla önemli bir eşik aşılmıştı. Hegseth'in kararı, bu kazanımların geri alınması anlamına geliyor.
Uzmanlar, bu hamlenin orduda moral bozukluğuna ve yetenekli subayların istifasına yol açabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Trump yönetiminin bu adımı, muhafazakar tabanda olumlu karşılanırken, seçim öncesinde siyasi bir mesaj olarak da yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Savunma Bakanlığı'nın bu kararı, Türkiye'nin de bir NATO müttefiki olarak yakından izlemesi gereken bir gelişmedir. ABD ordusundaki personel politikaları, NATO'nun ortak askeri standartlarını ve iş birliğini doğrudan etkilemektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kadın subay ve astsubayların sayısı giderek artarken, ABD'deki bu tür politikalar, NATO içindeki cinsiyet eşitliği çabalarına gölge düşürebilir. Ayrıca, ABD'nin müttefik ülkelerle yürüttüğü askeri eğitim ve danışmanlık misyonlarında benzer bir yaklaşım benimsemesi, Türkiye'nin de içinde olduğu bölgesel güvenlik yapılanmalarını etkileyebilir. Ancak, kararın doğrudan Türkiye'yi hedef almadığı, daha çok iç siyasi dinamiklerin bir yansıması olduğu unutulmamalıdır.