ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 23 Temmuz'da ASEAN Zirvesi kapsamında bir araya geldi. Eylül 2025’ten bu yana iki üst düzey diplomat arasındaki ilk görüşme olan bu buluşma, Washington’un Ukrayna savaşından Ortadoğu’daki çatışmalara yönelen dış politika önceliklerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. FRANCE 24 muhabiri Kethevane Gorjestani’ye göre ABD, Ukrayna’da ilerleme talep etmekle birlikte Rusya üzerinde doğrudan bir baskı kurmaya yanaşmıyor.
Görüşmenin arka planı ve tarafların tutumu
ASEAN Zirvesi’nin kenarında gerçekleşen Rubio-Lavrov görüşmesi, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ABD-Rusya arasındaki diplomatik temasların sınırlılığını gözler önüne seriyor. Özellikle Biden yönetiminin ardından göreve gelen yeni ABD yönetimi, önceliğini Ortadoğu’daki krize kaydırmış durumda. Bu durum, Ukrayna’daki savaşın ikinci plana atıldığı yönündeki yorumları beraberinde getiriyor. Gorjestani, görüşmede Rubio’nun Lavrov’a Ukrayna’da “somut adımlar” beklediklerini ilettiğini ancak bunun ötesinde bir tehdit veya yaptırım sinyali vermediğini belirtiyor.
Rusya cephesinde ise Lavrov, Moskova’nın mevcut askeri hedeflerine bağlı olduğunu ve Ukrayna’nın tarafsız statüsünü kabul etmediği sürece müzakere masasına oturmayacağını yineledi. Görüşmenin alt metninde, enerji arzı ve gıda güvenliği konularının da ele alındığı bildiriliyor. Ancak iki lider arasında bir anlaşmaya varıldığına dair herhangi bir işaret bulunmuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ortadoğu odaklı ABD politikası
ABD’nin Ukrayna’daki çatışmaya askeri ve mali desteği sürerken, Washington’un diplomatik enerjisini büyük ölçüde Ortadoğu’ya yöneltmesi Kiev ve Avrupalı müttefikler arasında rahatsızlık yaratıyor. Rubio-Lavrov görüşmesi, ABD’nin Rusya’yı müzakere masasına çekme çabası olarak okunsa da, uzmanlar Washington’un elinde Moskova üzerinde baskı oluşturacak yeterli araç olmadığını savunuyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel gıda arzındaki kırılganlıklar, ABD’nin sert tedbirler almasını engelliyor.
Öte yandan Çin’in bölgedeki etkisi, Rusya ile Asya-Pasifik ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin derinleşmesi, ABD’nin yalnızca diplomatik yollarla sonuç almasını güçleştiriyor. ASEAN Zirvesi’nin bu açıdan önemi, ABD’nin Asya-Pasifik’teki müttefiklerine Ukrayna konusundaki kararlılığını gösterme ihtiyacından kaynaklanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Rusya görüşmelerinin Ukrayna konusunda tıkanması, Türkiye’nin Karadeniz tahıl koridoru ve esir takası gibi arabuluculuk rollerini daha da kritik hale getiriyor. Ankara, hem Rusya hem de Ukrayna ile dengeli ilişkilerini sürdürürken, ABD’nin diplomatik boşluğu doldurma potansiyeli taşıyor. Ancak ABD’nin Ortadoğu’ya odaklanması, Türkiye’nin Suriye ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını da etkileyebilir. Bu bağlamda Ankara’nın çok yönlü diplomatik girişimlerini sürdürmesi, bölgesel istikrar açısından belirleyici olacaktır.