ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tom Barrack, Salı günü Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu'nda yaptığı konuşmada, Washington'ın Suudi Arabistan'a lojistik destek sağladığını ancak Yemen'deki Husilerle yaşanan çatışmaya yönelik bir kara müdahalesinin "anlamsız göründüğünü" söyledi. Barrack, bu tür bir müdahalenin bölgede daha büyük bir istikrarsızlığa yol açabileceğini vurgulayarak, bölgesel ittifakların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gelişmenin Arka Planı
Tom Barrack'ın açıklamaları, Yemen'de yıllardır süren iç savaşta ABD'nin rolüne dair önemli ipuçları veriyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana İran destekli Husilere karşı mücadele ediyor. ABD, koalisyona istihbarat, lojistik ve silah satışı gibi destekler sağlıyor ancak doğrudan kara gücü bulundurmuyor. Barrack, "Kara müdahalesi şu anda anlamsız görünüyor. Çünkü Yemen'deki durum son derece karmaşık ve taraflar arasındaki ayrım net değil" dedi.
ABD'nin son dönemde Husilere yönelik askeri operasyonları artırdığı biliniyor. Ancak Barrack, bu operasyonların sınırlı ve hedefli olduğunu, kapsamlı bir kara harekâtının düşünülmediğini belirtti. Ayrıca, Washington'ın Suudi Arabistan'a verdiği desteğin sadece lojistikle sınırlı olduğunu yineledi. Uzmanlar, ABD'nin Yemen'deki angajmanını genişletmekten kaçınmasının nedenleri arasında İran ile yaşanan vekalet savaşları, bölgedeki diğer öncelikler ve iç kamuoyundaki savaş yorgunluğu olduğunu ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Barrack'ın çağrısı, bölgesel ittifakların önemine işaret ediyor. Son yıllarda Körfez ülkeleri arasında yaşanan bölünmeler, Yemen krizine çözüm bulmayı zorlaştırdı. Katar'ın ev sahipliği yaptığı forumda konuşan Barrack, "Bölgesel ortaklarımızla daha yakın çalışmalıyız. Bu çatışma sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik bir boyuta sahip" diye konuştu. ABD'nin Yemen politikası, İran'ın bölgedeki etkisini dengeleme çabasıyla şekilleniyor. Ancak Husilerin askeri kapasitesini tamamen ortadan kaldırmanın zorluğu, Washington'ı daha pragmatik bir yaklaşıma itiyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krizin derinleşmesinden endişe duyuyor. BM verilerine göre, ülkedeki savaş milyonlarca insanı açlık ve hastalıkla karşı karşıya bıraktı. ABD'nin kara müdahalesine sıcak bakmaması, insani yardımların artırılması ve siyasi çözüm için baskıların sürmesi anlamına gelebilir. Ancak Husilerin son dönemde Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, bölgesel güvenliği tehdit ediyor ve ABD'yi daha sert önlemler almaya zorluyor. Barrack'ın açıklamaları, bu dengede bir strateji değişikliği sinyali olarak yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde arabulucu rolü üstlenmeye çalışan ve bölgesel istikrarı önemseyen bir aktör. ABD'nin kara müdahalesine mesafeli duruşu, Türkiye'nin de desteklediği siyasi çözüm arayışlarına alan açabilir. Ancak Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarının güvenliği açısından endişe kaynağı. Ankara, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini normalleştirirken, İran'la da diyalog kanallarını açık tutuyor. Yemen'de kalıcı barış, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve diplomatik çıkarları için kritik. ABD'nin bölgesel ittifak çağrısı, Türkiye'nin Körfez'deki angajmanını yeniden şekillendirebilir.