ABD özel sektör istihdamı, Haziran ayında art arda ikinci ayda da yavaşlama göstererek 98 bin kişi arttı. ADP Research tarafından Çarşamba günü açıklanan veri, bir önceki ay kaydedilen 122 binlik artışın ve piyasa beklentilerinin oldukça altında kaldı. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin medyan tahmini 120 bin artış yönündeydi. Bu durum, işgücü piyasasının bir süredir devam eden soğuma eğilimini teyit ederken, Federal Rezerv'in faiz politikaları üzerindeki baskıyı da azaltabilir.
Gelişmenin Arka Planı: Yavaşlayan İstihdam ve Fed'in Yolu
ADP verileri, özellikle küçük ölçekli işletmelerde istihdam artışının belirgin şekilde yavaşladığını gösteriyor. 50'den az çalışanı olan firmaların istihdamı 52 bin kişi azalırken, 500'den fazla çalışanı olan büyük şirketler ise 68 bin yeni iş ekledi. Hizmet sektörü, 80 bin kişi ile istihdam artışının ana itici gücü olurken, mal üreten sektörler 18 bin kişi arttı. Özellikle eğlence ve konaklama sektörü, inşaat ve eğitim sağlık hizmetleri dikkat çekici artış kaydetti. Ancak bilgi sektörü, profesyonel ve iş hizmetleri ile finans sektörü istihdam kaybı yaşadı.
ADP Baş Ekonomisti Nela Richardson, verileri değerlendirirken, “İşgücü piyasasındaki büyüme, geçen yılın ikinci yarısındaki güçlü tempoya kıyasla belirgin bir yavaşlama gösteriyor” dedi. Bu yavaşlama, Fed'in enflasyonla mücadelede attığı agresif faiz artışlarının ekonomiyi soğutmakta etkili olduğunun bir işareti olarak yorumlanabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Cuma Günü Tarım Dışı İstihdam Verisi Bekleniyor
ADP verileri, genellikle Cuma günü açıklanacak olan Tarım Dışı İstihdam (NFP) verisi için bir öncü gösterge olarak kabul ediliyor. Ancak zaman zaman iki veri arasında önemli sapmalar görülebiliyor. Ekonomistler, NFP'nin Haziran ayında 180 bin artmasını bekliyorlar. Bu veri, Fed'in bir sonraki faiz kararı için kritik öneme sahip. Eğer istihdam artışı beklentilerin altında kalırsa, Fed'in faiz artış döngüsüne ara verme olasılığı artacak. Küresel piyasalar da bu gelişmeyi yakından takip ediyor; çünkü ABD faiz politikaları, doların gücü ve gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı üzerinde doğrudan etkili.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD istihdam piyasasındaki yavaşlama, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için dolaylı da olsa önemli sinyaller taşıyor. Fed'in faiz artışlarının durması veya yavaşlaması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını artırabilir ve Türk Lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Özellikle küresel risk iştahının artması, Türkiye'nin dış finansman imkanlarını iyileştirebilir. Ancak ABD ekonomisinde resesyon endişelerinin artması, küresel talebi olumsuz etkileyerek Türkiye'nin ihracat performansına zarar verebilir. Bu nedenle Türkiye, ABD istihdam verilerini yakından izlemeli ve olası senaryolara karşı hazırlıklı olmalıdır.