Avrupa genelinde havalimanlarında pasaport kontrol noktalarında oluşan kuyruklar, 2023 yaz sezonuyla birlikte tarihi seviyelere ulaştı. Londra Heathrow, Frankfurt, Amsterdam Schiphol ve Paris Charles de Gaulle gibi büyük merkezlerde yolcuların bekleme süreleri iki saati aşarken, birçok kişi uçuşlarını kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bu durumun temel nedeni, kıta genelindeki sınır kontrol sistemlerinin artan yolcu sayısına ayak uyduramaması olarak gösteriliyor. Özellikle Schengen bölgesine dahil olmayan ülkelerden gelen yolcular için uygulanan ek kontroller, mevcut altyapının üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı
Avrupa Birliği yetkilileri, pandemi sonrası toparlanma döneminde hava yolculuğuna olan talebin beklenenden hızlı arttığını ancak sınır güvenlik sistemlerinin bu artışa hazırlıksız yakalandığını kabul ediyor. İstatistikler, 2023 yılının ilk yedi ayında Avrupa havalimanlarından geçen yolcu sayısının 2019 seviyelerinin yüzde 10 üzerine çıktığını gösteriyor. Buna karşın, pasaport kontrol birimlerindeki personel sayısı pandemi öncesine göre ortalama yüzde 15 daha az. Ayrıca, AB Komisyonu tarafından uygulamaya konulan yeni giriş-çıkış sistemi (EES) ve Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) gibi dijital sınır yönetim sistemlerinin devreye alınmasındaki gecikmeler, mevcut süreçlerin daha da yavaşlamasına neden oluyor. Özellikle biyometrik veri toplama zorunluluğu gibi yenilikler, henüz test aşamasında olan bazı havalimanlarında ek bekleme süreleri yaratıyor.
Uzmanlar, yaşanan kuyruk sorununun sadece yaz dönemiyle sınırlı kalmayacağı, önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceği uyarısında bulunuyor. Bunun başlıca nedeni, AB'nin sınır güvenliğini artırma yönündeki politikalarının, yolcu konforu ve seyahat özgürlüğü ile dengelenmesindeki zorluklar. Öte yandan, bazı ülkelerin kendi ulusal güvenlik risklerine karşı ek kontroller uygulaması, AB genelinde standart bir sürecin oluşmasını engelliyor. Örneğin, Fransa terör tehdidi nedeniyle ek güvenlik önlemleri alırken, Almanya sığınmacı akınlarını kontrol altına almak için geçici sınır kontrolleri uyguluyor. Bu durum, Schengen bölgesinin idealindeki sınırsız seyahat anlayışına gölge düşürüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Avrupa havalimanlarındaki kuyruk sorunu, sadece bölgesel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda küresel havacılık sektörü ve turizm ekonomisi için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), uzun kuyrukların Avrupa'nın bir destinasyon olarak çekiciliğini azalttığını ve özellikle uzun mesafe yolcularının alternatif rotalara yönelmesine neden olduğunu belirtiyor. Örneğin, Orta Doğulu yolcuların Avrupa üzerinden Amerika'ya yaptığı bağlantılı uçuşlarda yaşanan gecikmeler, onların Körfez ülkelerindeki aktarma merkezlerini tercih etmesine yol açıyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, kuyrukların maliyeti de oldukça yüksek. Avrupa Havalimanları Konseyi (ACI Europe), bekleme sürelerindeki her 10 dakikalık artışın havalimanı perakende satışlarında ortalama yüzde 3 düşüşe neden olduğunu hesaplıyor. Ayrıca, uçuş kaçırmaları ve yeniden rezervasyon maliyetleri, havayolu şirketleri için ek yük anlamına geliyor. Öte yandan, sorunun çözümü için AB ülkeleri arasında koordinasyon eksikliği de dikkat çekiyor. Kimi ülkeler sınır polisi sayısını artırırken, kimileri teknolojik çözümlere yöneliyor. Ancak ortak bir eylem planı bulunmuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa havalimanlarındaki bu yoğunluktan doğrudan etkileniyor. Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı üzerinden Avrupa'ya aktarma yapan yolcular için önemli bir merkez konumunda. Avrupa'daki gecikmeler, bu yolcuların bağlantılı uçuşlarını olumsuz etkileyerek Türkiye'nin transit merkezi olma avantajını zedeleyebilir. Ayrıca, vize başvurularındaki uzun bekleme süreleriyle bilinen Türk vatandaşları, bu kuyruklar nedeniyle ek zorluklar yaşıyor. Öte yandan, Türkiye'nin kendi havalimanlarında uyguladığı verimli sınır kontrol süreçleri, bu sorunu fırsata çevirmesine olanak tanıyabilir; özellikle Doğu ve Güneydoğu Asya'dan Avrupa'ya seyahat eden yolcular için İstanbul'u cazip bir aktarma noktası haline getirebilir.