Trump yönetimi, bilim insanlarının on yılı aşkın süredir güvendiği ve toplam maliyeti 368 milyon doları bulan okyanus izleme sisteminin finansmanını önemli ölçüde kesti. Söz konusu sistem, deniz seviyesi yükselmesinden okyanus asitlenmesine kadar pek çok kritik veriyi sağlıyordu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, kesintinin bütçe disiplini kapsamında alındığı belirtilirken, çevre ve iklim bilimcileri bu kararın geri dönülemez sonuçları olabileceği uyarısında bulundu.
Kesintinin Arka Planı ve Etkileri
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) bünyesindeki sistem, okyanus sıcaklığı, tuzluluk oranı ve akıntı düzenleri gibi temel parametreleri izliyordu. Dünya çapında 100’den fazla bilimsel projeye veri sağlayan ağ, özellikle El Niño ve La Niña gibi hava olaylarının tahmininde kritik rol oynuyordu. Kesinti kararı, NOAA’nın 2026 bütçe teklifinde yer alan %15’lik genel kesintinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, verilerdeki boşluğun iklim modellerini olumsuz etkileyeceğini ve kıyı güvenliği açısından risk oluşturacağını ifade ediyor.
Trump yönetimi, benzer şekilde daha önce de bir dizi çevre düzenlemesini geri çekmiş veya gevşetmişti. Bu kapsamda, Temiz Su Yasası’nın kapsamını daraltan düzenlemeler ve sera gazı emisyon raporlama zorunluluklarının azaltılması gibi adımlar atılmıştı. Okyanus izleme sistemindeki kesinti, bu eğilimin bir devamı olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Karar, başta Pasifik adaları ve kıyı ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte yansımalar yaratacak. Sistemin sağladığı veriler, deniz seviyesi yükselmesinden en çok etkilenen Bangladeş, Hollanda gibi ülkeler için hayati önem taşıyor. Ayrıca, okyanus asitlenmesinin mercan resifleri ve balıkçılık üzerindeki etkilerini izlemek için kullanılan veriler artık toplanamayacak. Avrupa Birliği ve Japonya gibi diğer büyük okyanus izleme programlarına sahip aktörler, ABD’nin bu çekilmesinin küresel işbirliğini zayıflatacağından endişeli. Öte yandan, Çin’in kendi okyanus izleme ağını genişletme çabaları, ABD’nin alandaki liderliğini kaybetmesiyle ivme kazanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak okyanus ve deniz verilerine dolaylı da olsa bağımlıdır. ABD’nin bu kesintisi, özellikle Akdeniz’deki deniz seviyesi artışı ve sıcaklık değişimlerine dair veri akışını olumsuz etkileyebilir. Türkiye’nin kıyı güvenliği, turizm ve balıkçılık sektörleri bu verilere dayanan modellerle yönetilmektedir. Ayrıca, Türkiye’nin Ulusal Gözlem Ağı gibi yerli inisiyatiflerinin güçlendirilmesi gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Küresel ölçekte ise, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin zayıflaması, tüm ülkeler gibi Türkiye’nin de uzun vadeli çıkarlarını tehdit etmektedir.