ABD'de öğrenci kredisi borçlularının temerrüde düşme oranı tarihi bir rekora ulaştı. Haziran 2025'te 5,3 milyon olan temerrütteki borçlu sayısı, son verilere göre 9,5 milyona fırladı. Bu artış, federal öğrenci kredisi geri ödemelerinin Mart 2025'te yeniden başlamasının ardından borç yükü altında ezilen milyonlarca Amerikalının ödeme güçlüğü çektiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun genç yetişkinlerin mali durumunu uzun vadede olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı: Pandemi sonrası ödeme moratoryumu kalktı
COVID-19 salgını sırasında ABD hükümeti, federal öğrenci kredisi borçlularına faizsiz ödeme durdurma imkanı sağlamıştı. Bu moratoryum, Mart 2022'den bu yana birkaç kez uzatıldıktan sonra nihayet Mart 2025'te sona erdi. Geri ödemelerin başlamasıyla birlikte, milyonlarca borçlu aylık taksitlerini ödeyemediği için temerrüde düştü. Temerrüt, borcun tamamının muaccel hale gelmesi ve kredi notunun ciddi şekilde zarar görmesi anlamına geliyor. Ayrıca maaş haczi, vergi iadesine el konulması ve sosyal güvenlik ödemelerinin kesilmesi gibi yaptırımlar da uygulanabiliyor.
ABD Eğitim Bakanlığı verilerine göre, toplam federal öğrenci kredisi borcu 1,7 trilyon dolar seviyesinde. Bu borcun yaklaşık yüzde 10'u temerrüt durumunda. En çok etkilenen grup ise düşük gelirli ailelerden gelen ve ilk nesil üniversite öğrencileri. Siyasi tartışmalar ise hız kesmiyor: Demokratlar, Başkan Joe Biden'ın öğrenci borcu affı planını savunurken, Cumhuriyetçiler bu planın maliyeti ve adaletsizliği konusunda itiraz ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ekonomik kırılganlık ve sosyal eşitsizlik
ABD'deki öğrenci kredisi krizi, eğitim finansmanı modelinin sürdürülemezliğini gözler önüne seriyor. Yüksek öğrenim maliyetlerinin yıllık yüzde 3-5 oranında artması, öğrencileri daha fazla borçlanmaya itiyor. Aynı zamanda işgücü piyasasında üniversite diplomasının getirisinin azalması, mezunların borçlarını ödeme kabiliyetini düşürüyor. Bu durum, genç nüfusun ekonomik refahını tehdit ederken, tüketim harcamalarını da olumsuz etkiliyor. Küresel ölçekte ise diğer gelişmiş ülkeler benzer sorunlarla karşı karşıya. İngiltere, Avustralya ve Kanada gibi ülkelerde de öğrenci borcu yüksek seviyelerde. Ancak ABD'deki temerrüt oranı diğer ülkelere kıyasla çok daha yüksek.
Pandemi sonrası dönemde artan enflasyon ve faiz oranları, borçluların yükünü daha da ağırlaştırdı. Federal Reserve'in faiz artırımları, değişken faizli özel öğrenci kredilerinin maliyetini yukarı çekti. Ekonomistler, bu krizin daha da derinleşebileceği ve önümüzdeki yıllarda temerrüt sayısının 12 milyona ulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Borçlular için mevcut çözümler ise gelir odaklı geri ödeme planları, borç yapılandırması ve bazı durumlarda iflas başvurusu olarak sıralanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki öğrenci kredisi krizi, Türkiye'nin eğitim finansmanı politikaları açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) aracılığıyla öğrencilere sağlanan kredilerin geri ödenmesinde benzer sorunlar yaşanabiliyor. Artan işsizlik ve düşen alım gücü, Türkiye'deki gençlerin borçlarını ödeme kabiliyetini zorlaştırıyor. Ayrıca, yüksek enflasyon ortamında geri ödeme planlarının güncellenmemesi, borç yükünü reel olarak artırıyor. Bu gelişmeler, Türkiye'de öğrenci kredisi sisteminin daha esnek ve gelir odaklı hale getirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Uluslararası alanda ise, eğitim borcu krizinin küresel bir boyut kazanması, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler için alternatif finansman modellerinin geliştirilmesini zorunlu kılıyor.