Yeni bir kamuoyu yoklaması, Amerikan halkının İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik olası askeri müdahalesine verdiği desteğin belirgin şekilde düştüğünü ortaya koydu. Araştırmaya göre, Amerikalıların büyük bir çoğunluğu böyle bir savaşın anlamsız olduğunu ve ABD'nin bu çatışmaya doğrudan dahil olmaması gerektiğini düşünüyor. Bu durum, Washington yönetiminin Tahran'a yönelik artan askeri gerilim ve tehdit politikalarına karşı iç kamuoyunda oluşan derin hoşnutsuzluğun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Anketin Çarpıcı Sonuçları
Ankete katılan Amerikalıların yüzde 61'i, İsrail ile ABD'nin İran'a yönelik ortak bir askeri harekatının ABD'nin ulusal çıkarlarına hizmet etmeyeceğini ifade etti. Katılımcıların yalnızca yüzde 24'ü böyle bir müdahaleyi desteklerken, bu oran son yıllarda aynı konuda yapılan anketlere kıyasla önemli bir düşüşe işaret ediyor. Özellikle Demokrat seçmenler arasında desteğin neredeyse yarı yarıya azaldığı görülürken, Cumhuriyetçilerde de belirgin bir erime yaşandığı dikkat çekiyor.
Anketin detaylarına göre, katılımcıların yüzde 70'i ABD'nin İran'a yönelik bir askeri operasyonda yer almasına karşı çıkarken, yüzde 55'i İsrail'in İran'la olası bir çatışmada ABD'nin askeri desteğine güvenmemesi gerektiğini belirtti. Bu sonuçlar, Amerikan toplumunun uzun süredir devam eden Ortadoğu savaşlarından yorgun düştüğünü ve yeni bir çatışmanın maliyetinin farkında olduğunu gösteriyor.
Bölgesel Gerilimler ve Yansımaları
İran ile İsrail arasındaki gerilim, özellikle nükleer program konusundaki anlaşmazlıklar ve bölgesel vekalet savaşları nedeniyle son aylarda tırmanışa geçmiş durumda. İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırı ihtimali sık sık gündeme gelirken, ABD'nin bu süreçte İsrail'e verdiği diplomatik ve askeri destek tartışma konusu oluyor. Ancak yeni anket, Amerikan halkının bu desteğe sıcak bakmadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, bu anket sonuçlarının ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin İran politikası üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. Özellikle Kongre'deki bazı isimler, ABD'nin İran'a yönelik askeri maceralara sürüklenmemesi için yönetime çağrıda bulunuyor. Diğer yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sağcı hükümeti, ABD'nin koşulsuz desteğini beklerken, bu anket sonuçlarının Tel Aviv'de hayal kırıklığı yarattığı ifade ediliyor.
Bölgesel açıdan bakıldığında, olası bir İsrail-İran savaşının yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmayacağı, Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'deki vekil güçlerin de çatışmaya dahil olabileceği ve bunun bölgede geniş bir istikrarsızlığa yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, küresel enerji piyasaları üzerinde ciddi bir risk oluşturuyor. Bu nedenle anket sonuçları, yalnızca ABD iç politikasını değil, aynı zamanda küresel güvenliği de yakından ilgilendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve İsrail arasındaki gerilimin artmasından doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Olası bir çatışma, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabilir ve bölgedeki terör örgütleriyle mücadelesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan İran'dan doğal gaz ithalatı kesintiye uğrayabilir. Bu durum, Türk ekonomisi üzerinde ek bir yük oluşturabilir. Türkiye, bu nedenle bölgede tansiyonun düşürülmesini ve diyaloğun güçlendirilmesini savunuyor. Başkent Ankara, hem İran hem de İsrail ile dengeli ilişkilerini korumaya çalışırken, ABD'nin askeri maceralara girmemesini ve bölgesel istikrarı bozacak adımlardan kaçınmasını bekliyor.