ABD Personel Yönetimi Ofisi (OPM), tüm federal hükümet çalışanlarının gizlilik sözleşmesi (NDA) imzalamasını zorunlu kılan bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Uzmanlar, bu önlemin OPM'ye federal çalışanların göreve uygunluğunu değerlendirme konusunda verilen yeni yetkilerle birleştiğinde, başkanlık sadakati yetersiz görülen personelin tasfiyesi için yeni bir mekanizma oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
OPM'nin Nisan 2025'te yayımladığı taslak düzenlemeye göre, tüm federal çalışanların işe başlarken imzaladıkları standart formlara ek olarak, herhangi bir gizli bilgiyi ifşa etmeyeceklerine dair ayrı bir taahhütname vermeleri istenecek. Bu taahhütname, mevcut gizlilik yükümlülüklerinin ötesine geçerek, kamu yararına yapılacak ifşaatları bile kapsayacak şekilde geniş tanımlanıyor. Özellikle, ihbarcıları koruyan yasaların üzerinde bir bağlayıcılık taşıyabileceği endişesi dile getiriliyor.
Gelişmenin arka planı: OPM'nin yeni yetkileri ve sadakat testi
OPM, 2025 başında yürürlüğe giren bir başkanlık kararnamesiyle, federal çalışanların 'ahlaki karakter', 'dürüstlük' ve 'kamu güvenine bağlılık' gibi soyut kriterler üzerinden göreve uygunluğunu yeniden değerlendirme yetkisi kazanmıştı. Bu yetki, geleneksel olarak her bir ajansın insan kaynakları birimlerine ait olan personel yönetimi kararlarını merkezileştiriyor. OPM Direktörü Charles Ezell, düzenlemeyi 'federal kurumlarda bilgi güvenliğini artırmak' olarak savunurken, eleştirmenler bunun 'sadakat testi' haline gelebileceğini söylüyor.
OPM'nin taslağında, NDA'yı imzalamayı reddeden çalışanların 'göreve uygun olmadığına' karar verilebileceği ve bunun işten çıkarma veya disiplin cezasıyla sonuçlanabileceği belirtiliyor. Uygulamanın kapsamı ise henüz net değil; bazı ajanslar yalnızca gizli bilgilere erişimi olan personeli kapsayacağını düşünürken, OPM tüm federal çalışanların bu kurala tabi olacağını ifade ediyor. Eski OPM hukuk danışmanı Steven Pearlstein, 'Bu, Trump yönetiminin federal bürokrasiyi siyasallaştırmak için kullandığı araçlardan biri' dedi.
Bölgesel veya küresel boyut: Demokratik denetim ve ihbarcı hakları tehlikede
Uygulamanın yürürlüğe girmesi halinde, ABD federal kurumlarında çalışan yaklaşık 2,2 milyon kişi doğrudan etkilenecek. Uzmanlar, NDA şartının ihbarcıları susturarak yolsuzluk ve usulsüzlüklerin gizlenmesine yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle, kamu yararına bilgi ifşa eden kişilerin korunmasını sağlayan Whistleblower Protection Act’in (İhbarcı Koruma Yasası) bu yeni düzenlemeyle zayıflatılabileceği ifade ediliyor. Ayrıca, düzenlemenin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle sivil toplum örgütleri tarafından mahkemeye taşınması bekleniyor. Küresel ölçekte bakıldığında, ABD'nin bu adımı, diğer ülkelerde benzer uygulamalar için emsal teşkil edebilir ve demokratik denetim mekanizmalarını zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD federal çalışanlarına getirilmek istenen NDA zorunluluğu, Türk dış politikasını doğrudan etkilemese de, Amerikan bürokrasisinin işleyişindeki bu tür değişiklikler, iki ülke arasındaki istihbarat paylaşımı ve diplomatik yazışmaların güvenliğini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, ABD ile savunma ve terörle mücadele alanlarında yakın işbirliği yürütüyor; federal kurumlarda bilgi akışının kısıtlanması, Türkiye'yi ilgilendiren konularda karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Ayrıca, Türkiye'de de kamu çalışanlarına yönelik benzer uygulamaların gündeme gelmesi durumunda, bu gelişme bir model olarak kullanılabilir. Ancak mevcut haliyle, küresel demokratik denetim standartlarına yönelik bir tehdit olarak değerlendirilmeli.