Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Marcos Orellana, ABD’nin çevresel düzenlemelerdeki gevşeklik nedeniyle Meksika’yı adeta bir “çöp sahası” olarak kullandığını ve bunun ciddi bir toksik krize yol açtığını belirtti. Orellana’nın hazırladığı raporda, ABD merkezli şirketlerin Meksika’da kurduğu fabrikaların, ülkenin zayıf çevre denetimlerinden faydalanarak ağır metaller ve endüstriyel kimyasallarla toprağı ve suyu kirlettiği vurgulandı. Özellikle kuzeydeki Monterrey kenti, hava kalitesindeki tehlikeli düşüşle dikkat çekiyor. Rapora göre, Meksika’nın sanayi bölgelerinde yaşayan milyonlarca kişi, solunum yolu hastalıkları ve kanser riskiyle karşı karşıya.
Raporun perde arkası: Düşük standartlar ve denetimsizlik
Orellana’nın 2024 boyunca yürüttüğü saha çalışmaları, Meksika’nın çevre mevzuatının ABD’ye kıyasla çok daha esnek olduğunu gösteriyor. ABD’li şirketler, atık yönetimi maliyetlerini düşürmek için üretim tesislerini sınırın güneyine taşıyor. Örneğin, Tijuana ve Ciudad Juárez gibi sınır kentlerinde kurulan “maquiladora” fabrikaları, zehirli kimyasalları doğrudan nehirlere boşaltıyor. Raporda, Meksika hükümetinin bu duruma göz yumduğu, çünkü bu tesislerin istihdam sağladığı belirtiliyor. Ancak Orellana, kısa vadeli ekonomik faydanın uzun vadeli çevre felaketine değmeyeceğini ifade ediyor.
Küresel boyut: Sınır ötesi kirlilik ve adalet arayışı
Bu durum, sadece Meksika’nın değil, tüm Kuzey Amerika’nın sorunu. Kirli hava ve su sınırları aşarak ABD’ye de geri dönüyor. Özellikle Kaliforniya ve Teksas sınır bölgelerinde, rüzgarla taşınan partiküller nedeniyle hava kalitesi düşüyor. Çevre adaleti savunucuları, ABD’nin bu yolla kendi çevre yükünü başka bir ülkeye ihraç ettiğini söylüyor. BM raporu, gelişmiş ülkelerin atıklarını gelişmekte olan ülkelere göndermesinin küresel bir eşitsizlik yarattığına işaret ediyor. Orellana, Meksika’nın çevresel standartlarını yükseltmesi ve ABD’nin de bu tür uygulamaları teşvik eden politikalarını durdurması gerektiğini vurguluyor. Raporda, uluslararası toplumun benzer krizleri önlemek için ortak çevre protokolleri oluşturması çağrısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin Meksika’yı çöp sahası olarak kullanması, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye, özellikle son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinin atıklarını ithal ederek çevresel risklerle karşı karşıya kalmıştı. Bu durum, Türkiye’nin çevre denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve atık ithalatına sıkı sınırlamalar getirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, gelişmiş ülkelerin kirli sanayilerini düşük standartlı ülkelere kaydırma eğilimi, küresel çevre adaleti tartışmalarını alevlendiriyor. Türkiye’nin, BM nezdinde bu tür uygulamalara karşı ortak bir duruş geliştirilmesi için diplomatik girişimlerde bulunması, hem çevresel hem de politik çıkarlarına uygun olacaktır.