ABD'de kömür madenciliği kaynaklı akciğer hastalığı pnömokonyoz (siyah akciğer) vakaları son 50 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Hastalığa yakalanan madenciler, tazminat başvurularında bürokratik engeller ve gecikmelerle karşı karşıya. Başkan Donald Trump'ın kömür endüstrisine verdiği destek, madencilerin sağlık ve ekonomik güvencesizliğini çözmüyor.
Pnömokonyozun yeniden yükselişi
Pnömokonyoz, kömür tozunun akciğerlerde birikmesiyle oluşan ve tedavisi olmayan bir meslek hastalığı. ABD'de 1970'lerde yürürlüğe giren Maden Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile vakalar azalmıştı. Ancak son yıllarda, özellikle Appalachia bölgesinde, hastalık yeniden hızla artıyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) göre, 2018'de 4.000'den fazla madenci pnömokonyozdan hayatını kaybetti; bu, 2000'lerin başına kıyasla iki kattan fazla artış. Uzmanlar, artışın nedenini daha derin kömür damarlarında çalışma, daha yoğun toz maruziyeti ve denetim eksikliğine bağlıyor.
38 yıl boyunca Batı Virginia ve Virginia'da madenci olarak çalışan 74 yaşındaki Josh Armes, emekliliğinin ardından pnömokonyoz teşhisi kondu. Grundy, Virginia'da yaşayan Armes, "Nefes almakta zorlanıyorum, merdiven çıkamıyorum. Ama tazminat için başvurduğumda bana 'ölmeyi beklemelisin' dediler" diyor. Armes gibi binlerce madenci, federal tazminat programına başvuruda uzun süreli bekleyişler, reddedilmeler ve düşük ödemelerle karşılaşıyor.
Federal Siyah Akciğer Tazminat Programı, hastalığa yakalanan madencilere aylık ödeme ve tıbbi masraf desteği sağlıyor. Ancak başvuru süreci karmaşık ve yavaş işliyor. Madencilerin avukatları, programın yetersiz kaldığını, birçok başvurunun yıllarca sürüncemede kaldığını belirtiyor. 2023'te yapılan bir denetim, Çalışma Bakanlığı'nın başvuruları işleme koymada sistematik gecikmeler yaşadığını ortaya koydu.
Trump'ın kömür politikası ve çelişkiler
Başkan Trump, seçim kampanyalarında kömür madencilerini destekleyeceğini ve "kömürü sevdiğini" sık sık dile getirdi. 2017'de Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme kararı ve Temiz Güç Planı'nın geri alınması, kömür endüstrisine yönelik düzenlemeleri gevşetti. Ancak bu politikalar, madencilerin sağlık sorunlarını çözmediği gibi, denetimlerin azalmasıyla pnömokonyoz riskini artırdı.
Kömür şirketlerinin iflasları ve üretimdeki düşüş, tazminat fonlarını da olumsuz etkiledi. Birçok madenci, eski işverenlerinin iflas etmesi nedeniyle tazminat alamıyor. Federal hükümet, bu durumda devreye girse de kaynaklar yetersiz.
Öte yandan, kömür endüstrisi iklim değişikliğiyle mücadelede kilit bir sorun olmaya devam ediyor. ABD'de kömür tüketimi düşerken, dünya genelinde kömür kullanımı hala yüksek. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, 2023'te küresel kömür tüketimi rekor seviyeye ulaştı. Bu, hem iklim hedeflerini hem de madenci sağlığını tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki pnömokonyoz krizi, Türkiye'nin kömür bağımlılığı ve madencilik güvenliği açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, elektrik üretiminde kömürün payını azaltmayı hedeflese de yerli linyit hala kritik bir kaynak. Soma ve Ermenek gibi maden faciaları, denetim ve iş sağlığı eksikliklerini gözler önüne sermişti. ABD örneği, kömürde ısrarın sadece çevresel değil, halk sağlığı ve sosyal adalet maliyetleri de doğurduğunu gösteriyor. Türkiye'nin yeşil enerjiye geçişi hızlandırması, madenciler için tazminat ve sağlık güvencelerini güçlendirmesi gerekiyor. Aksi halde benzer bir krizle karşılaşabilir.