ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak'taki askeri görevinin sona erdiğini duyurdu. Açıklamaya göre, savaş dönemi koalisyon misyonundan Irak liderliğindeki güvenlik çabalarına geçiş süreci tamamlandı. Bu adım, 2014'ten bu yana IŞİD'e karşı yürütülen uluslararası operasyonların resmi olarak kapanışı anlamına geliyor.
Görevin Arka Planı ve Süreç
ABD ve müttefikleri, 2014 yılında IŞİD'in Irak'ın geniş bir bölümünü ele geçirmesinin ardından kapsamlı bir askeri kampanya başlatmıştı. Koalisyon güçleri, hava saldırıları, danışmanlık ve eğitim desteğiyle Irak güvenlik güçlerinin IŞİD'i yenmesinde kritik rol oynadı. 2017'de IŞİD'in askeri varlığı büyük ölçüde sona erdirilse de koalisyon, kalan hücrelerle mücadele ve Irak ordusunun kapasitesini güçlendirmek için ülkede kalmaya devam etti.
Pentagon'un açıklamasına göre, devir süreci planlı ve aşamalı bir şekilde yürütüldü. Koalisyonun rolü, artık doğrudan muharebe operasyonlarından ziyade eğitim, danışmanlık ve istihbarat paylaşımına odaklanacak. Irak Başbakanı ve Savunma Bakanlığı yetkilileri, bu geçişin ülkenin egemenliğini güçlendireceğini ve güvenlik güçlerinin kendi başına operasyon yapma kabiliyetini artıracağını belirtti.
Ancak uzmanlar, IŞİD'in hâlâ Irak'ın kuzeyi ve doğusundaki dağlık bölgelerde aktif olduğunu hatırlatıyor. Koalisyonun çekilmesinin ardından bu hücrelerin yeniden canlanma riski bulunuyor. Irak güçlerinin istihbarat toplama ve sınır ötesi tehditleri önleme konusunda ne kadar hazır olduğu ise belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Irak'taki askeri varlığını sonlandırması, Orta Doğu'daki güç dengesini yakından ilgilendiriyor. İran, Irak'ta nüfuzunu artırmak için uzun süredir çaba sarf ediyor; ABD'nin çekilmesi bu süreci hızlandırabilir. Öte yandan, İran yanlısı milis grupların Irak siyasetindeki ağırlığı artabilir. Bu durum, ABD'nin bölgedeki müttefikleri İsrail ve Suudi Arabistan'da endişe yaratabilir.
NATO da Irak'taki eğitim misyonunu sürdürüyor; ancak koalisyonun sona ermesi, ittifakın rolünü yeniden tanımlamasını gerektirebilir. Avrupa ülkeleri, IŞİD tehdidinin geri dönmesi durumunda nasıl bir tutum izleyeceklerini tartışıyor. Ayrıca, ABD'nin asker sayısını azaltması, bölgedeki askeri maliyetleri düşürse de, istihbarat ve gözetleme kapasitesinde boşluk yaratabilir.
Küresel petrol piyasaları açısından Irak'ın istikrarı kritik önem taşıyor. Ülkenin güneyindeki Basra limanı, dünya petrol arzının önemli bir kısmını oluşturuyor. Güvenlik zaafiyetinin artması, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca, Çin'in Irak'taki ekonomik yatırımları da göz önüne alındığında, bölgesel istikrarın korunması büyük güçler arasında rekabeti de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için Irak'taki gelişmeler doğrudan güvenlik ve ekonomi politikalarını etkiliyor. PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki varlığı, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarını sürdürmesine neden oluyor. ABD'nin çekilmesiyle oluşabilecek otorite boşluğu, PKK ve uzantılarının hareket alanını genişletebilir. Ayrıca, İran'ın Irak'taki nüfuzunun artması, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu zorlaştırabilir. Ekonomik açıdan, Irak'ın istikrarı Türk ihracatı ve enerji koridoru için kritik; istikrarsızlık ticaret yollarını riske atar. Türkiye, Irak merkezi hükümetiyle ilişkilerini güçlendirerek hem güvenlik hem de ekonomik çıkarlarını korumaya çalışacaktır.