Kanada hükümeti, ABD'nin uyguladığı gümrük tarifelerine birebir karşılık verme kararı alarak misilleme tarifelerini yürürlüğe koydu. Ottawa yönetimi, Washington'ın çelik ve alüminyum başta olmak üzere pek çok ürüne getirdiği ek vergilere karşı "dolar dolar" karşılık vereceğini açıkladı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki ticaret savaşının hız kesmeden devam ettiğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı ve tırmanan gerilim
ABD yönetimi, geçtiğimiz haftalarda ulusal güvenlik gerekçesiyle Kanada'dan ithal edilen çelik ve alüminyuma yüzde 25 oranında ek gümrük vergisi uygulamaya başlamıştı. Bu karar, iki ülke arasında uzun süredir devam eden ticari anlaşmazlıkların yeni bir boyuta taşınmasına neden oldu. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yaptığı açıklamada, "ABD'nin bu haksız tarifelerine kayıtsız kalmayacağız. Kanadalı işçilerin ve işletmelerin çıkarlarını korumak için her türlü önlemi alacağız" dedi.
Trudeau'nun açıklamasının ardından Ottawa, ABD'den ithal edilen çok sayıda ürüne misilleme amaçlı gümrük vergisi uygulamaya başladı. Bu ürünler arasında Kentucky bourbon'undan, Florida portakal suyuna, çeşitli tarım ürünlerinden tüketim mallarına kadar geniş bir yelpaze yer alıyor. Kanada hükümeti, uygulanan yeni tarifelerin toplam değerinin ABD'nin getirdiği vergilerle aynı seviyede olduğunu, yani "dolar dolara" eşit olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut: Ticaret savaşının yansımaları
Bu ticari gerilim, yalnızca iki ülkeyi değil, küresel ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor. ABD ve Kanada arasındaki ticaret hacmi yıllık 700 milyar doları aşıyor. İki ülke arasındaki ticaret savaşının derinleşmesi, Kuzey Amerika tedarik zincirlerini olumsuz etkileyerek küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açabilir. Uzmanlar, bu durumun enflasyonist baskıları artırabileceği ve dünya genelinde ticaret hacminin daralmasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, bu gelişmeler Amerika kıtasındaki ticaret anlaşmalarının geleceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) çerçevesindeki serbest ticaret kurallarının ihlal edilip edilmediği tartışılırken, Meksika'nın da bu gerilimden etkilenmesi bekleniyor. Uzman görüşlerine göre, ABD'nin korumacı politikaları, küresel ticaret sisteminin temel taşlarından olan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarını da zorluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, Türkiye'yi doğrudan etkilemekle birlikte, küresel ticaret sisteminde yaşanan korumacı eğilimler Türk dış ticaretini de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, ABD ile benzer tarife anlaşmazlıkları yaşamış bir ülke olarak, bu sürecin sonuçlarını dikkatle izliyor. Türkiye'nin ihracat pazarlarında çeşitlendirme stratejisi, bu tür ticari gerilimlerin olumsuz etkilerini azaltmada önemli bir rol oynayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin DTÖ kuralları çerçevesindeki ticari haklarını savunması ve uluslararası ticaret hukukuna uygun hareket etmesi, benzer durumlarda elini güçlendirebilir.