ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, her iki ülkenin sınırında da ekonomik etkisini göstermeye başladı. Karşılıklı gümrük tarifeleri, otomotivden orman ürünlerine kadar geniş bir yelpazede ticareti olumsuz etkilerken, uzmanlar bu durumun kısa vadede kazananı olmadığı konusunda hemfikir. İşte ABD-Kanada ticaret savaşının beş grafikle özeti: İki ülke arasındaki mal ticaretinde sert düşüşler yaşanıyor, tarım ürünleri ve enerji sektörleri zarar görüyor, tüketici fiyatları yükseliyor ve iş dünyası belirsizlik nedeniyle yatırımlarını ertelemek zorunda kalıyor.
Tarifelerin arka planı ve tırmanan gerilim
Ticaret savaşının fitilini, ABD yönetiminin ulusal güvenlik gerekçesiyle çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği ek vergiler ateşledi. Kanada, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olmasına rağmen bu vergilerden muaf tutulmadı. Buna karşılık Ottawa yönetimi, ABD'den ithal edilen çok sayıda ürüne misilleme tarifeleri uygulamaya başladı. Bu karşılıklı hamleler, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde yıllardır süren istikrarı bozdu ve her iki tarafta da ihracatçılar zor durumda kaldı.
ABD'nin ticaret açığını kapatma hedefiyle attığı adımlar, Kanada'nın özellikle kereste, kağıt ve bazı tarım ürünleri gibi sektörlerinde büyük kayıplara yol açtı. Kanadalı çiftçiler, ABD pazarına erişimdeki kısıtlamalar nedeniyle ürünlerini alternatif pazarlara yönlendirmeye çalışırken, bu durum lojistik maliyetlerini artırdı ve karlılığı düşürdü. Öte yandan Amerikalı tüketiciler, Kanada'dan ithal edilen bazı gıda ürünlerindeki fiyat artışlarını hissetmeye başladı.
Otomotiv sektörü ise en çok etkilenen alanlardan biri oldu. Kuzey Amerika'da üretim zincirleri sınır ötesine yayılmış durumda; bir araç parçası, üretim sürecinde birden fazla kez ABD-Kanada sınırını geçebiliyor. Uygulanan tarifeler, bu parçaların maliyetini artırarak otomobil fiyatlarını yükseltti ve üretimde yavaşlamalara neden oldu. Bazı otomobil üreticileri, üretim hatlarını yeniden düzenlemek veya üretimi başka ülkelere kaydırmak zorunda kaldı.
Bölgesel ve küresel boyutu
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, yalnızca iki ülkeyi değil, küresel ticaret dengelerini de etkiliyor. Bu iki ülke, dünyanın en büyük ticaret ortaklıklarından birini oluşturuyor; yıllık ticaret hacmi 700 milyar doları aşıyor. Yaşanan gerilim, tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açarken, diğer ülkeler de bu durumdan etkileniyor. Özellikle Meksika, ABD ve Kanada arasındaki ticaret anlaşmasının (USMCA) geleceği, bölgesel ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıyor.
Küresel piyasalar, iki ülke arasındaki anlaşmazlığın çözülmemesinden endişe duyuyor. Uzmanlar, bu durumun devam etmesi halinde küresel büyümenin yavaşlayabileceğini ve diğer ülkelerin de benzer korumacı politikalara yönelebileceğini belirtiyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, ticaret savaşları küresel ticaret hacminde belirgin bir daralmaya neden olabilir. Ayrıca, Kanada'nın enerji ihracatının önemli bir kısmını ABD'ye yapması, enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açarak küresel enerji piyasalarını da etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel ticaretteki korumacı eğilimlerin artışı, Türkiye gibi ihracata dayalı ekonomiler için risk oluşturuyor. Türkiye, ABD ile ticaretinde benzer tarife engelleriyle karşılaşmış bir ülke olarak, bu tür anlaşmazlıkların çözümünde diplomatik ve ticari müzakerelerin önemini biliyor. Ayrıca, ticaret savaşlarının küresel büyümeyi yavaşlatması, Türkiye'nin ihracat pazarlarını daraltabilir ve döviz kurlarında dalgalanmalara neden olabilir. Türkiye'nin, ticaret ortaklarını çeşitlendirerek ve katma değeri yüksek ürünlere yönelerek bu tür küresel risklere karşı dayanıklılığını artırması gerekiyor.