ABD'de tatil hafta sonu öncesinde milyonlarca Amerikalı yaz sıcağının etkisiyle bunaltıcı bir hava koşuluyla karşı karşıya kalırken, ülke iş gücü piyasası da beklenenin oldukça altında bir performans sergiledi. Haziran ayına ait resmi istihdam verileri, ABD ekonomisinin yalnızca 57 bin yeni iş ekleyebildiğini ortaya koydu. Bu rakam, ekonomistlerin 110 bin olarak açıkladığı tahminlerin neredeyse yarısına tekabül ediyor. İşsizlik oranı ise yüzde 4,1'den yüzde 4,0'a gerileyerek küçük bir iyileşme gösterdi.
İş gücü piyasasında soğuma sinyalleri
Uzmanlar, haziran ayı istihdam artışının beklenenden düşük olmasını, ABD ekonomisinin resesyona girme korkularını yeniden alevlendirdiğini belirtiyor. Ancak işsizlik oranındaki düşüş, iş gücüne katılımın bir miktar azaldığına işaret ediyor. Rapora göre tarım dışı sektörlerdeki istihdam artışı, perakende, eğlence ve konaklama gibi hizmet sektörlerinde yavaşlarken, sağlık ve sosyal yardım alanlarındaki işe alımlar nispeten güçlü kaldı.
Ortalama saatlik ücretlerdeki artış ise yıllık bazda yüzde 3,9 ile beklentilerin hafif altında gerçekleşti. Bu durum, enflasyon baskılarının bir miktar hafiflediği yönünde yorumlansa da, ücret artışının yavaşlaması tüketici harcamaları üzerinde olumsuz etki yapabilir.
Küresel yansımalar ve Fed'in kararı
Zayıf istihdam verisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimine gitme olasılığını artırabilir. Piyasalar, Fed'in eylül ayında faiz indirimine başlayacağına yönelik beklentileri fiyatlamaya başladı. Öte yandan, bu veri, ABD ekonomisinin pandemi sonrası toparlanma sürecinde yavaşlama işaretleri verdiğini gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda güçlü seyreden istihdam artışı, mayıs ayında da 272 bin gibi yüksek bir rakamla gelmişti.
Küresel piyasalar, ABD'den gelen bu zayıf verinin etkisiyle dalgalı bir seyir izledi. Euro/dolar paritesi yatay seyrederken, altın fiyatlarında sınırlı bir yükseliş gözlendi. Asya borsalarında ise karışık bir seyir hakim oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ekonomik yavaşlama, küresel ticaret ve finans akışları üzerinde doğrudan etkili olduğu için Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. ABD'de faiz indirimleri, gelişmekte olan piyasalara sermaye girişini hızlandırabilir ve Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Aynı zamanda, ABD talebindeki zayıflama, Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, verinin ardından Fed'in atacağı adımlar ve küresel risk iştahının seyri, Türkiye ekonomisi için belirleyici olacaktır.