ABD Çalışma Bakanlığı'nın yayımladığı verilere göre, 4 Temmuz haftasında ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı bir önceki haftaya göre 2 bin azalarak 215 bin seviyesine geriledi. Bu dönem, ABD'nin Bağımsızlık Günü tatilini de kapsıyor. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin medyan tahmini 217 bin başvuru yönündeydi. Gerçekleşen veri, beklentilerin hafif altında kalarak işgücü piyasasının dirençli olduğunu ortaya koydu. Mike McKee, Bloomberg Open Interest programında bu verileri değerlendirdi. İşsizlik başvurularındaki sınırlı değişim, işverenlerin mevcut çalışanlarını korumaya devam ettiğini gösteriyor. Özellikle yüksek enflasyon ve faiz artışlarına rağmen işten çıkarmaların sınırlı kalması, ekonominin yavaşlama işaretlerine rağmen sağlam bir temelde olduğuna işaret ediyor.
İşgücü Piyasasında Direnç Devam Ediyor
Son haftalarda açıklanan işsizlik başvuruları, 200 bin ile 220 bin arasında dar bir bantta seyrediyor. Bu durum, pandemi sonrası toparlanma sürecinde işgücü piyasasının istikrarlı olduğu algısını güçlendiriyor. Ancak bazı ekonomistler, tatil dönemlerinde başvuru verilerinin mevsimsel dalgalanmalara maruz kaldığına dikkat çekiyor. 4 Temmuz haftasında tatil nedeniyle birçok eyalette işlemlerin aksaması, başvuru sayılarını etkilemiş olabilir. Yine de, sürekli işsizlik maaşı başvuruları da düşük seyrediyor. Çalışma Bakanlığı'nın verileri, işgücü piyasasında arz-talep dengesizliğinin sürdüğünü, işverenlerin personel bulmakta zorlandığını ancak toplu işten çıkarmalardan kaçındığını ortaya koyuyor. Fed'in sıkı para politikasına rağmen işgücü piyasasının soğumadığına dair işaretler, enflasyonla mücadelede işsizliği artırmadan başarılı olunabileceği yönündeki umutları besliyor.
Küresel Etkiler ve Piyasalar
ABD işgücü piyasasındaki direnç, küresel ekonomik görünüm açısından da önem taşıyor. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'de istihdamın güçlü kalması, küresel talebi destekliyor ve resesyon endişelerini hafifletiyor. Ancak aşırı sıkı bir işgücü piyasası, ücret enflasyonunu körükleyerek Fed'in faiz indirimlerini geciktirebilir. Bu durum, gelişmekte olan ülkeler için daha güçlü dolar ve yüksek faiz ortamı anlamına geliyor. Piyasalar, bu veriyi Fed'in bir sonraki hamlesine yönelik bir sinyal olarak değerlendiriyor. Şu anda faiz indirim beklentileri yıl sonuna ötelenmiş durumda. Yatırımcılar, yarın açıklanacak tarım dışı istihdam verisini de yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de işsizlik başvurularının düşük kalması, küresel piyasalarda istikrar beklentisini güçlendirse de Türkiye için dolaylı etkiler barındırıyor. Güçlü ABD işgücü piyasası, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına yol açabilir. Bu da gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir ve TL üzerinde baskı yaratabilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü dinamikleri (cari açık, enflasyon, seçim sonrası politika değişiklikleri) nedeniyle bu etki sınırlı olabilir. Öte yandan, ABD ekonomisinin yumuşak iniş yapması, Türkiye'nin ihracat pazarları için olumlu bir sinyal.