ABD hükümeti, İran milli futbol takımının 2026 FIFA Dünya Kupası kapsamında Seattle'da oynayacağı maç öncesinde ülkeye girişine izin vermek için seyahat kısıtlamalarını gevşetti. Trump yönetimi döneminde uygulamaya konulan ve İran vatandaşlarının ABD'ye seyahatini büyük ölçüde kısıtlayan vize düzenlemeleri, turnuva süresince İranlı futbolcular, teknik ekip ve resmi heyet için askıya alındı. Karar, İran takımının Seattle'daki maçından iki gün önce ülkeye giriş yapmasına olanak tanıyor.
Gelişmenin arka planı
Daha önce, Trump'ın 2017'de imzaladığı ve çoğunluğu Müslüman ülkelerin vatandaşlarını hedef alan seyahat yasağı kapsamında İranlıların ABD'ye girişi ciddi şekilde kısıtlanmıştı. Bu yasak, İran'ın yanı sıra Libya, Somali, Suriye, Yemen, Kuzey Kore ve bazı Venezuela'lı yetkilileri de kapsıyordu. Ancak Dünya Kupası'nın küresel bir spor etkinliği olması ve uluslararası toplumdan gelecek tepkilerin önüne geçmek isteyen ABD yönetimi, istisnai bir düzenlemeye gitti. Axios'un haberine göre, İran takımının yanı sıra diğer yaptırımlı ülkelerden gelen takımların da benzer kolaylıklardan yararlanabileceği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, ABD ile İran arasındaki gergin ilişkilerin bir spor etkinliği için geçici olarak yumuşatıldığını gösteriyor. İran, nükleer müzakerelerdeki çıkmaz, Yemen'deki Husilere destek ve Orta Doğu'daki vekil güçler nedeniyle Washington'un baskı altında tuttuğu bir ülke. Dünya Kupası gibi küresel bir platformda yaşanacak olası bir vize krizinin, ABD'nin uluslararası imajına zarar vereceği düşünülüyor. Öte yandan, İran basını bu kararı 'diplomatik bir zafer' olarak sunarken, muhafazakar kanat ABD'nin 'iki yüzlü politikasını' eleştiriyor. Seattle maçının, İranlı oyuncuların ve taraftarların ABD'deki İran diasporasıyla bir araya gelmesi açısından da sembolik bir önemi var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve iki ülke arasındaki tarihsel bağlar nedeniyle bu gelişmeyi yakından izliyor. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve seyahat kısıtlamaları, Türkiye üzerinden İran'a yapılan ticaret ve enerji akışını da etkiliyor. Geçici vize kolaylığı, ABD-İran ilişkilerinde kalıcı bir yumuşamaya işaret etmese de, Ankara'nın Washington ile Tahran arasında bir denge politikası yürüttüğü mevcut ortamda, en azından spor diplomasisi kanalının açık kalması olumlu karşılanabilir. Türkiye ayrıca Dünya Kupası organizasyonlarında kendi adaylığı ve bölgesel spor etkinlikleri açısından da bu tür istisnai uygulamaları örnek olarak değerlendirebilir. Kısacası, karar doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bölgesel güç dengeleri ve uluslararası spor organizasyonlarının politik boyutu açısından anlamlıdır.