Washington D.C. Konseyi, 2028 yılından itibaren başkentteki bağımsız seçmenlerin bölgesel ön seçimlerde oy kullanmasına olanak tanıyan bir yasa değişikliğini kabul etti. Salı günü yapılan oylamada 9-2 kabul edilen düzenleme, Kasım 2022'de yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 73'ünün onayıyla geçen kampanyanın ardından geliyor. Konsey, 2027 ile 2030 yılları arasında yarı açık ön seçim sisteminin uygulanması için 1,1 milyon dolar kaynak ayırdı.
Yarı Açık Ön Seçim Sistemi ve Arka Planı
Yeni sistem, bağımsız kaydı bulunan seçmenlerin Demokrat veya Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde oy kullanmasına izin verirken, partili seçmenler kendi partilerinin ön seçimlerinde oy kullanmaya devam edecek. Bu, D.C.'de uzun süredir tartışılan bir reformdu: 2022 referandumu, bağımsız seçmenlerin ön seçimlere katılımını engelleyen kapalı ön seçim sistemini değiştirmeyi amaçlıyordu. Ancak referandumun ardından Konsey'in yasalaştırma süreci gecikmişti. Şu anda D.C.'de kayıtlı seçmenlerin yaklaşık yüzde 10'u bağımsız; bu rakamın 2028'e kadar artması bekleniyor. Reform savunucuları, yarı açık ön seçimlerin katılımı artıracağını ve siyasi kutuplaşmayı azaltacağını savunuyor. Karşı çıkanlar ise bunun parti içi süreçlere müdahale anlamına geldiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Ulusal Boyut
D.C.'nin bu kararı, ABD genelinde ön seçim reformlarına yönelik artan ilginin bir parçası. Alaska ve Kaliforniya gibi eyaletlerde benzer sistemler uygulanırken, birçok eyalet kapalı veya açık ön seçim sistemleri arasında gidip geliyor. D.C.'nin özel statüsü (bir eyalet olmadığı için federal temsili sınırlı) bu reformu daha da anlamlı kılıyor: Başkentteki seçmenler, başkanlık seçimlerinde oy kullanabiliyor ancak Kongre'de oy hakkı olmayan bir temsilciye sahip. Yarı açık ön seçimler, bu sınırlı temsil içinde seçmen katılımını artırmayı hedefliyor. Ayrıca, D.C.'nin güçlü Demokrat eğilimi göz önüne alındığında, reformun asıl etkisi Demokrat Parti ön seçimlerinde görülecek; bağımsızların bu ön seçimlere katılımı, aday seçiminde belirleyici olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin başkentindeki bu seçim reformu, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD siyasetindeki kutuplaşma ve seçim sistemi tartışmalarına ışık tutuyor. Türkiye, benzer bir şekilde siyasi partilerin ön seçim düzenlemeleri ve ittifak sistemleriyle ilgili reformlar üzerinde çalışırken, D.C. örneği seçmen katılımını artırmak için atılan adımlar açısından dikkat çekici. Ayrıca, ABD'deki bu tür yerel reformlar, federal sistemin işleyişi ve demokratik katılımın teşviki konusunda küresel bir model oluşturabilir. Türk dış politikası açısından, ABD'deki siyasi dinamiklerin (örneğin başkanlık seçimleri ve Kongre yapısı) uluslararası kararları etkilediği gerçeği, bu tür reformların uzun vadeli etkilerinin izlenmesini gerektiriyor.