ABD, İran'a yönelik hava saldırılarını üst üste üçüncü geceye taşırken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yönetiminden gelen açıklamada, İran yapımı seyir füzelerinin Hürmüz Boğazı'nda iki petrol tankerini vurduğu, bir mürettebatın hayatını kaybettiği ve sekiz kişinin yaralandığı bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, saldırılar öncesinde İran'ın "çok sert" bir şekilde vurulacağını söylemişti. Bölgede tansiyon en üst seviyeye ulaşmış durumda.
Gelişmelerin arka planı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, üçüncü gece düzenlenen saldırılarda İran Devrim Muhafızları Ordusu'na ait hava savunma sistemleri, radar tesisleri ve füze rampalarının hedef alındığı belirtildi. Saldırıların, İran'ın hafta sonu ABD donanma gemilerine yönelik başarısız füze saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiği ifade edildi. Trump yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlere karşı "maksimum baskı" politikasını sürdürüyor.
Öte yandan BAE Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı açıklarında seyreden iki petrol tankerinin İran yapımı Krus-2 seyir füzeleri tarafından vurulduğu belirtildi. Olayda hayatını kaybeden mürettebatın Filipinli olduğu, yaralıların ise farklı milletlerden olmak üzere hastaneye kaldırıldığı kaydedildi. BAE hükümeti, bu saldırıyı "uluslararası deniz ticaretine yönelik alçakça bir tehdit" olarak nitelendirirken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
İran ise resmi haber ajansı IRNA aracılığıyla yaptığı açıklamada, tankerlere yönelik saldırı iddialarını "tamamen asılsız" olarak nitelendirdi ve bölgede ABD'nin provokasyonlarına karşı meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin üç gecelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğini öne sürerek uluslararası toplumu Washington'a karşı harekete geçmeye çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu olarak biliniyor. ABD ile İran arasındaki çatışmanın boğazda ticareti aksatması halinde küresel petrol fiyatlarında ciddi artışlar bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, bugün itibarıyla ham petrol varil fiyatı 120 doların üzerine çıkarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bölgedeki ABD müttefiki ülkeler Suudi Arabistan ve Bahreyn, ABD saldırılarına lojistik destek sağlarken, İran'a yakınlığıyla bilinen Katar ve Kuveyt ise çatışmanın bölgeye sıçramasından endişe duyuyor. NATO, konuyla ilgili acil bir toplantı düzenleyeceğini duyururken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin lideri Xi Jinping, İran'a destek mesajı gönderdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ortadoğu'da tırmanan ABD-İran gerilimi, Türkiye için hem güvenlik hem de ekonomik riskler barındırıyor. Hürmüz Boğazı'nda tankerlere yönelik saldırı, Türkiye'nin enerji ithalatının önemli bir kısmını geçtiği bu stratejik geçidin güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca savaşın yayılması halinde Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlık derinleşebilir ve Irak ile Suriye'deki vekil güçler üzerinden yeni bir göç dalgası tetiklenebilir. Türkiye, İran'la ekonomik ve diplomatik ilişkilerini korumaya çalışırken, ABD ile de stratejik ortaklığını sürdürmek zorunda. Bu nedenle Ankara'nın, tarafları itidale çağıran dengeli bir diplomasi yürütmesi bekleniyor.