WASHINGTON, 13 Temmuz – ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), Pazartesi günü geç saatlerde yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın talimatıyla aynı gün başlatılan İran'a yönelik son hava saldırıları dalgasının tamamlandığını duyurdu. Operasyon, ABD'nin İran'ın Ortadoğu'daki faaliyetlerine karşı misilleme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. CENTCOM, saldırıların hedeflerine ulaştığını ve ABD güçlerine yönelik tehditlerin etkisiz hale getirildiğini belirtti.
Saldırıların Kapsamı ve Stratejik Hedefler
ABD Savunma Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, operasyonun İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü'nün önemli askeri altyapılarını ve silah depolama tesislerini hedef aldığını açıkladı. Yetkiliye göre, saldırılarda İran'ın Suriye'deki vekil güçlere sevk ettiği balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) için kullanılan lojistik hatlar vuruldu. İran yanlısı milislerin son haftalarda ABD üslerine yönelik saldırılarını artırması, Washington yönetimini bu kapsamlı operasyonu planlamaya itti.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileri, saldırıların 'orantılı ve caydırıcı' olduğunu vurgularken, İran'a yönelik daha fazla askeri seçeneğin masada olduğunu ima etti. Öte yandan, İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıları 'uluslararası hukukun ihlali' olarak nitelendirerek, 'şiddetli bir yanıt' verme hakkını saklı tuttuğunu duyurdu. Tahran yönetimi ayrıca, İran Körfezi'ndeki askeri tatbikatları genişletme kararı aldı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu son saldırı dalgası, Trump döneminin son aylarında İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının askeri boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu operasyonun İran'ı nükleer müzakerelerde daha uzlaşmacı bir tutuma itmekten ziyade, bölgedeki gerilimi tırmandırma riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Irak'taki Şii milislerin ABD varlığına yönelik saldırılarının artması beklenirken, Suriye'de Rusya'nın İran'la koordinasyonu da dikkat çekiyor.
Avrupa Birliği, tarafları itidale çağıran bir bildiri yayınlarken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde acil bir oturum talep edildi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD operasyonuna zımni destek verirken, Türkiye ve Katar gibi ülkeler diyaloğun önemini vurguladı. Petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 2-3 oranında yükseldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik bu saldırıları, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir güvenlik riski oluşturabilir. Irak ve Suriye'deki İran destekli güçlerin tepkisi, terör örgütü PKK/YPG'nin kontrolündeki bölgelerde ABD ile Türkiye arasındaki zaten gergin ilişkileri daha da karmaşık hale getirebilir. Türkiye, bir yandan İran'la enerji ve ticari bağlarını korurken, diğer yandan ABD'nin bölgesel askeri hareketliliğinin olası sığınmacı akınlarına yol açma ihtimaline karşı hazırlıklı olmalıdır. Ayrıca, bu kriz Türkiye'nin doğal gaz ve petrol ithalatında riskleri artırabilir, bu nedenle enerji arz güvenliği için alternatif rotaların acilen devreye alınması gerekebilir.