Yeni bir kamuoyu araştırmasına göre, Amerikalıların büyük çoğunluğu İran'la olası bir savaşın maliyetine değmeyeceğini düşünüyor. Anket, Başkan Donald Trump'ın onay oranının da ikinci döneminin en düşük seviyesine indiğini ortaya koyuyor. Ortadoğu'da artan gerilim ve İran'la diplomatik krizin derinleşmesi, Amerikan kamuoyunda savaş yorgunluğunu belirgin şekilde artırmış durumda. Middle East Eye'ın aktardığı ankete katılanların yüzde 62'si, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarına karşı çıkarken, sadece yüzde 28'i olası bir müdahaleyi destekliyor. Bu oranlar, son yirmi yılda Irak ve Afganistan'da yaşanan uzun süreli çatışmaların Amerikan toplumunda yarattığı travmanın bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Siyasi kutuplaşma ve ekonomik kaygılar
Anket sonuçları, İran'a yönelik askeri müdahale konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında derin bir uçurum olduğunu gösteriyor. Demokrat seçmenlerin yüzde 82'si savaşa karşı çıkarken, Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 34'te kalıyor. Bağımsız seçmenlerin ise yüzde 65'i İran'a müdahaleye karşı. Öte yandan, Amerikalıların yüzde 55'i, İran'la yaşanacak bir çatışmanın ülke ekonomisine ağır bir yük getireceğini düşünüyor. Ekonomik belirsizlik ve artan hayat pahalılığı, kamuoyunun savaş seçeneğine mesafeli yaklaşmasında önemli rol oynuyor. Başkan Trump'ın onay oranı ise yüzde 38'e gerileyerek ikinci döneminin en düşük seviyesini gördü. Bu düşüşte, İran politikasının yanı sıra iç ekonomi ve sağlık hizmetlerindeki sorunların da etkili olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD kamuoyunun İran savaşına karşı çıkması, Ortadoğu'da istikrar arayışlarını da etkileyebilir. Bölgede Suudi Arabistan ve İsrail gibi ABD müttefikleri, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine karşı daha sert bir tutum izlenmesini isterken, Amerikan toplumunun savaş karşıtlığı Washington'u sınırlıyor. Uzmanlar, bu durumun İran'la diplomasiye alan açabileceğini ancak aynı zamanda ABD'nin caydırıcılığını zayıflatabileceğini belirtiyor. Özellikle İran'ın vekil güçler aracılığıyla Yemen, Suriye ve Irak'ta yürüttüğü faaliyetler göz önüne alındığında, ABD'nin askeri seçeneği masadan kaldırması bölgesel dengeleri değiştirebilir. Küresel enerji piyasaları ise olası bir çatışmanın petrol fiyatlarını fırlatabileceği endişesiyle tetikte bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la hem komşuluk ilişkisi hem de enerji bağımlılığı nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlığı körükleyebilir ve Irak'taki PKK varlığını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran'dan doğal gaz ithalatı ve iki ülke arasındaki ticari ilişkiler, olası bir yaptırım rejiminden zarar görebilir. ABD kamuoyunun savaş karşıtı olması, Ankara'ya kısa vadede rahatlama sağlasa da, bölgesel krizlerin yönetiminde Türkiye'nin diplomatik ağırlığını artırması gerekiyor.