ABD'de yapılan geniş çaplı bir kamuoyu araştırması, Amerikalıların büyük çoğunluğunun İran ile savaşın sona ermesini istediğini ve bu savaşın ABD'ye olan maliyetine değmediğini düşündüğünü ortaya koydu. Chicago Küresel İlişkiler Konseyi tarafından yürütülen anket, Amerikalıların yüzde 75'inin İran savaşının bir an önce bitmesini arzuladığını, yüzde 60'ının ise savaşın ABD için yarattığı sorunların çözümlerinden daha ağır bastığını belirtti.
Kamuoyu savaşın sonuçlarından memnun değil
Ankete katılanların yalnızca yüzde 18'i savaşın ABD'ye fayda sağladığını düşünürken, yüzde 58'i savaşın ABD'nin çıkarlarına zarar verdiğini ifade etti. Özellikle genç nesiller arasında savaş karşıtı eğilim daha belirgin: 18-29 yaş arası katılımcıların yüzde 83'ü savaşın bitmesini isterken, 65 yaş üstünde bu oran yüzde 68'e düşüyor. Parti ayrımı da dikkat çekici: Demokratların yüzde 88'i savaşın sona ermesini isterken, Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 60'ta kalıyor. Bağımsız seçmenlerin ise yüzde 74'ü savaşın bitirilmesinden yana.
Anket, ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahalesinin 2019 yılında başladığı dönemden bu yana kamuoyundaki desteğin sürekli düştüğünü gösteriyor. Araştırmacılar, savaşın maliyetinin yaklaşık 2 trilyon doları bulduğunu ve bu rakamın Amerikalıların vergileri ve ulusal borç üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirtiyor. Ayrıca, savaşta 5.000'den fazla ABD askerinin hayatını kaybettiği ve on binlercesinin yaralandığı biliniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran savaşı, Orta Doğu'da İran ile ABD arasında vekalet savaşları, deniz güvenliği krizleri ve nükleer program tartışmalarıyla uzun süredir devam eden gerilimin bir parçasıydı. 2019'da ABD'nin İran Devrim Muhafızları'nı terör örgütü ilan etmesi ve Körfez'deki petrol tesislerine yönelik saldırılar, tırmanan bir çatışma sarmalına yol açtı. Savaş, bölgede Basra Körfezi'ndeki enerji nakil hatlarını tehdit ederek küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, savaş döneminde Brent petrolün varil fiyatı 70 dolardan 120 dolara kadar yükseldi. Ayrıca, İran'ın nükleer programı üzerindeki anlaşmazlık, savaşın ardından daha da karmaşık hale geldi; İran, ABD'nin çekilmesinin ardından uranyum zenginleştirme seviyelerini yüzde 60'a çıkardı. Savaşın sona ermesi, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltma ve İran ile diplomatik kanalları yeniden açma potansiyeli taşıyor. Ancak, İran'ın bölgesel milis güçleri üzerindeki etkisi ve Yemen, Suriye gibi ülkelerdeki varlığı, kalıcı bir istikrarın önünde engel olarak duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran savaşının sona ermesi, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomi alanında önemli yansımalara sahiptir. Türkiye, savaş boyunca Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların faaliyetleri nedeniyle sınır güvenliği endişeleri yaşadı; savaşın bitmesi bu grupların kontrolünü zorlaştırabilir. Enerji açısından, Türkiye'nin doğalgaz ve petrol ithalatının bir kısmı İran'dan geliyor; savaşın sona ermesi, yaptırımların hafifletilmesi durumunda enerji ticaretini canlandırabilir. Ancak, ABD'nin çekilmesiyle oluşabilecek güç boşluğu, bölgede yeni çatışmalara yol açabilir; Türkiye bu senaryoya karşı askeri ve diplomatik hazırlıklarını sürdürmektedir.