ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırı planlarını son anda iptal etmesi, küresel enerji piyasalarında haftanın son işlem gününde keskin bir düşüşe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,8 oranında gerileyerek 90 doların altına indi. Bu gelişme, özellikle İran üzerinden Körfez'de olası bir çatışma senaryosunun geçici de olsa rafa kalkmasıyla yatırımcıların risk iştahını artırdı. Ham petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki gerginliğin zirve yaptığı son haftalarda yükseliş trendindeydi. Ancak Beyaz Saray'dan gelen geri adım, arz endişelerini bir süreliğine hafifletti.
Gelişmenin arka planı: Son anda gelen iptal kararı
ABD Savunma Bakanlığı yetkililerine göre, Başkan Trump, İran'ın askeri tesislerine yönelik bir dizi hava saldırısına yeşil ışık yakmış ancak operasyon başlamadan kısa süre önce emri geri çekmişti. Kararın, operasyonun yol açacağı sivil kayıplar ve bölgesel istikrarsızlık endişeleri nedeniyle alındığı belirtiliyor. İran yönetimi ise bu süreçte ülkenin hava savunma sistemlerini teyakkuza geçirmiş, Hürmüz Boğazı'nda seyreden petrol tankerlerine yönelik tehditler savrulmuştu. Gerginliğin tırmanması, başta Suudi Arabistan ve BAE olmak üzere Körfez ülkelerini de tedirgin etmişti.
Askeri operasyonun iptali, kısa vadede petrol fiyatları üzerinde baskı oluştursa da analistler, İran'a yönelik ekonomik yaptırımların sürmesi ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam etmesi nedeniyle orta vadede fiyatların yeniden yükselebileceği uyarısında bulunuyor. OPEC+'ın üretim kısıntıları da arz tarafındaki sıkışıklığı sürdürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Piyasalar nefes aldı
Petrol fiyatlarındaki düşüş, küresel borsalarda da olumlu bir havaya yol açtı. Asya ve Avrupa borsaları haftayı yükselişle kapatırken, ABD vadeli işlem endeksleri de artıda seyretti. Brent petrolün 90 doların altına gerilemesi, özellikle net petrol ithalatçısı olan gelişmekte olan ülkeler için rahatlatıcı bir gelişme olarak değerlendirildi. Hindistan, Çin ve Türkiye gibi ülkeler, yüksek enerji faturalarıyla mücadele ederken bu düşüş kısa vadeli bir nefes aldırdı.
Ancak jeopolitik riskler tamamen ortadan kalkmış değil. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin saldırı planlarını 'psikolojik savaş' olarak nitelendirirken, Tahran yönetimi uranyum zenginleştirme programında yeni bir adım atacağını duyurdu. Bu durum, İsrail ve Suudi Arabistan'ın tepkisine yol açabilir ve bölgede yeni bir gerginlik dalgasına zemin hazırlayabilir. Öte yandan, ABD ile İran arasında dolaylı müzakerelerin yeniden başlayabileceğine dair sinyaller de var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, petrol fiyatlarındaki düşüşten kısa vadede olumlu etkilenecektir. Brent petroldeki bu gerileme, akaryakıt fiyatlarına ve enflasyon baskısına bir miktar rahatlama getirebilir. Ancak bölgesel güvenlik açısından, ABD-İran gerginliğinin yatışması Türkiye'nin Suriye, Irak ve Doğu Akdeniz'deki çıkarları için de faydalıdır. Türkiye, İran'la enerji ticareti ve komşuluk ilişkileri nedeniyle Tahran yönetimiyle diyaloğu sürdürürken, ABD ile de müttefiklik bağını korumak zorundadır. Bu gelişme, Ankara'nın iki ülke arasında denge politikası izlemesini kolaylaştırabilir.